YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10847
KARAR NO : 2014/35383
KARAR TARİHİ : 10.12.2014
Tebliğname No : 6 – 2013/68092
MAHKEMESİ : İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/05/2009
NUMARASI : 2008/73 (E) ve 2009/676 (K)
SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs, iş yeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık H.. A..’a Tebligat Kanunu 35. maddesi gereğince yapılan 28.05.2010 tarihli tebliğin, sanığın savunmasında bildirdiği adrese yapılmamış olması karşısında sanık müdafiinin öğrenme ile hükmü süresinde temyiz ettiği, sanık Y.. G.. bakımından ise asıl kararın 13.10.2009 tebliği tarihinde sanığın cezaevinde olması nedeniyle bahse konu tebliğin de geçersiz olduğu ve sanığın 12.02.2013 tarihinde cezaevinde yapılan tebliğ üzerine süresinde hükmü temyiz ettiği böylece sanık Yakup hakkında asıl karar kesinleşmeksizin verildiği anlaşılan 02.04.2011 tarihli ek kararın da yok hükmünde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Ümraniye T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunduğu anlaşılan sanık Y.. G.. ve Silivri 7 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan tutuklu bulunduğu anlaşılan sanık H.. A..’ın duruşmalardan bağışık tutulma konusunda bir beyanlarının olmaması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 193/1 ve 196/5. maddelerine aykırı olarak, son oturumda hazır bulundurulmadan yokluklarında yargılamaya devam edilip hükümlülüklerine karar verilmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
2-Sanıkların birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını ihlal ettikleri sabit olduğu halde haklarında TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanamaması,
3-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden,yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık H.. A.. müdafii ile sanık Y.. G..’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye
uygun olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış haklarının gözetilmesine, 10.12.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.