YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11058
KARAR NO : 2014/9795
KARAR TARİHİ : 18.03.2014
Tebliğname No : 6 – 2011/208204
MAHKEMESİ : Oğuzeli(Kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/02/2011
NUMARASI : 2011/1 (E) ve 2011/23 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sanığın şikayetçiye ait hindiyi yol kenarından çaldığının anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 Sayılı TCK’nın 141/1. maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Tanık H.. Ö..’ün soruşturma aşamasında, balkonda otururken yol kenarında bulunan katılana ait hindiyi çalarak araçlarına yükleyen iki şahsın Nizip ilçesine doğru gittiklerini görünce hemen amcasının oğlu olan katılanı aradığını, vakit kaybetmeden bu şahısların gittikleri yeri takip ettiğini, aracın Çakmaktepe Köyü girişinde olduğunu gördüğünü, bu sırada araç içinde sadece sanığın bulunduğunu diğer şahsın nereye gittiğini görmediğini, sanığın da kendisini fark etmesiyle kaçtığını fakat kovalamacayla yakaladığını beyan ettiği, kovuşturma aşamasında ise; hindiyi çalan iki kişiyi görünce arabasıyla peşlerinden gittiğini yaklaşık 20 dakika onları takip ettiğinin, aracın bir köyün içine girip burada durduğunu ve araçtakilerden birinin burada indiği sırada aracın önünü keserek araçta bulunan sanığı gördüğünü fakat sanığın kendisini fark edince kaçmaya başladığını ancak araçla takip sonucu sanığı aracının gazı bitince yakaladığını ve gelen jandarmanın bagajda hindiyi bulduğunu beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, tanığın aşamalarda takibinin kesintisiz olup olmadığı hususunda çelişkili beyanda bulunduğu, buna göre; tanığın tekrar dinlenerek takibinin kesintiye uğrayıp uğramadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Suçun işlendiği zaman diliminin gerekçeli karar başlığında belirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı davranılması,
4-Gerekçeli karar başlığında sanığın savunmasını yapan avukatın sanık müdafii yerine sanık vekili olarak belirtilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısı ve sanık F.. Ö.. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 18.03.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.