Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/11402 E. 2014/11843 K. 31.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11402
KARAR NO : 2014/11843
KARAR TARİHİ : 31.03.2014

Tebliğname No : 6 – 2011/234453
MAHKEMESİ : İstanbul 1. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/02/2011
NUMARASI : 2009/380 (E) ve 2011/28 (K)
SUÇ : Hırsızlık, trafik güvenliğini tehlikeye sokma

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğ tarihinde başka suçtan cezaevinde tutuklu olduğu UYAP kayıtlarından yapılan sorgulamada anlaşılmakla, Tebligat Yasanın 19 ve Tüzüğün 25. maddesine göre, suça sürüklenen çocuğa yapılan tebligatın bu düzenlemeye uygun olmadığı ve temyiz isteminin süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
Y.C.G.K.’nın Dairemizce de benimsenen 11.12.2012 günlü, 2012/1247 esas ve 2012/1842 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; TCK’nın 143. maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesi”nin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınacağı öngörüldüğünden suça sürüklenen çocuk M.. T.. hakkında zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Katılana ait aracın kapıları bıçakla zorlanarak açılıp düz kontak yapılmak suretiyle çalınması şeklindeki eylemin TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında kalmasına rağmen aynı yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından; hırsızlık suçuna konu eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapmak üzere görevlendirilen zorunlu müdafiiye ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden düzenli mali geliri bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk M.. T..’nun temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün yargılama gideri fıkrasından, müdafiilik masrafı eksiltilerek, “351,00TL” bölümün çıkarılması, yerine “41,00TL” eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk M.. T..’na atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu TCK’nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4 maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 12 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 11.01.2006 ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk M.. T.. hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 31.03.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.