Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/12353 E. 2014/14183 K. 15.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12353
KARAR NO : 2014/14183
KARAR TARİHİ : 15.04.2014

Tebliğname No : 2 – 2012/110410
MAHKEMESİ : Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/03/2012
NUMARASI : 2012/154 (E) ve 2012/178 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçu hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında verilecek sonuç ceza belirlenirken TCK’nın 62/1. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılıp sonuç olarak 3 ay 10 gün hapis cezası yerine 3 ay 15 gün hapis cezası verilmesi suretiyle fazla ceza tayinine neden olunması, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereği aynı maddenin 1. fıkrasının uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık B.. K..’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümün ve sanık hakkında TCK’nın 151/1 ve 62/1 maddelerine göre kurulan hükümden sonuç ceza olarak belirlenen “ 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” ilişkin kısmın çıkartılarak “ 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçalrından hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hırsızlık suçu nedeniyle sanık hakkında ceza tayin edilirken uygulama maddesinin TCK’nın 142/1-b maddesi yerine 142/2-b olarak yazılması
2-TCK’nın 61. maddesine aykırı olarak aynı Kanunun 143. maddesinin 35. maddesinden önce uygulanması gereğinin gözetilmemesi,
3-Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen kısa süreli hapis cezasının ertelenmesi karşısında; 53/1. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle aynı yasanın 53/4. maddesine aykırı davranılması, konut dokunulmazlığını ihlal suçunda ise 5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrasına göre, verilen uzun süreli hapis cezasının ertelenenmesi karşısında; hakkında, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun uygulanamayacağının gözetilmemesi,
4-Sanığın kayden sabıkasız olduğu; hırsızlık suçununun teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle bir zararın da oluşmadığı; konut dokunulmazlığının ihlali suçunda ise, suçun niteliği gereği somut (maddi) bir zarardan söz edilemeyeceği, CMK.nın 231 maddesinin 6 fıkrasının (b) bendinde yer alan ölçütün değerlendirilerek sanığın bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaate ulaşılarak tayin edilen cezanın ertelendiği, erteleme müessesesinden daha lehe olduğunda kuşku bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluştuğu gözetilmeden, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki hali ve davranışları gözönüne alındığında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde ileride bir daha suç işlemeyeceği hususunda tam bir vicdani kanaat gelmemiş olduğu” şeklindeki TCK’nın 51. maddesinin uygulanması sırasında olumlu olarak değerlendirilen özellikleri 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasında olumsuz olarak değerlendirilmesi suretiyle, gerekçede çelişki yaratılarak anılan Yasa hükmünün uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık B.. K..’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.