YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13468
KARAR NO : 2014/13660
KARAR TARİHİ : 10.04.2014
Tebliğname No : 2 – 2012/133802
MAHKEMESİ : Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/03/2012
NUMARASI : 2011/302 (E) ve 2012/161 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanığın, konut dokunulmazlığını bozma suçunu evrakı ayrılan H.. K.. arkadaşı ile birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-18 yaşından küçük olan sanık hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından hükmedilen para cezalarının ödenmemesi halinde, hapse çevrilemeyeceği gözetilmeyerek 5275 sayılı Yasanın 106/4. maddesine aykırı davranılması,
2-Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafinin görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiye ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali geliri bulunmadığı anlaşılan sanığa, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık B.. U.. müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından hüküm fıkrasından “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ilişkin bölümler ayrı ayrı çıkarılması suretiyle ve hüküm fıkrasından “suça sürüklenen çocuk için baroca tayin edilen müdafi ücretinin” cümlesinin çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın evrakı ayrı görülen H.. K.. ile birlikte ihbar üzerine suça konu eşyayla yakalandığında H.. K..’ın kazanı çaldıkları yeri göstererek henüz müracaatı olmayan mağdura iadesini sağlaması karşısında; sanık hakkında TCK’nın 168/1. maddesiyle uygulama yapılmaması,
2-Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafinin görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiye ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali geliri bulunmadığı anlaşılan sanığa, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık B.. U.. müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.