YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14014
KARAR NO : 2014/15142
KARAR TARİHİ : 29.04.2014
Tebliğname No : 6 – 2011/243639
MAHKEMESİ : Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/02/2011
NUMARASI : 2010/209 (E) ve 2011/70 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık A.. K.. hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler bakımından yapılan temyiz incelemesinde,
Dosya kapsamında, müştekinin işyeri kapı kilidinin kırılması nedeniyle oluşan 70 TL’lik zararının giderildiğine ilişkin delil bulunmadığı gibi müştekinin, 17.6.2010 tarihli oturumda zararının karşılanmadığı yolunda beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm hükümde 5237 sayılı TCK nın 168. maddesinin uygulanması yoluyla eksik cezaya hükmedilmesi ile TCK nın 142/1-b maddesi uyarınca 3 yıl olarak belirlenen temel cezada, suçun gece vakti işlenmesi nedeniyle aynı Yasanın 143. maddesi uyarınca 1/5 oranında arttırım yapılarak verilecek cezanın 3 yıl 7 ay 6 gün olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın 3 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ve sonraki indirim oranının da hatalı olarak tespit edilen bu miktar üzerinden teselsül ettirilerek sonuç cezanın 1 yıl 9 ay 18 gün hapis cezası yerine 1 yıl 9 ay hapis cezası şeklinde eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Birlikte suç işleyen sanıklar hakkında ortak yapılan yargılama giderlerinin, payları oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken, dayanışmalı olarak tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık A.. K.. müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin dayanışmalı tahsiline ilişkin bölümün çıkartılarak, “215 TL yargılama giderinin sanıklardan sebebiyet verdikleri payları oranında ve eşit olarak tahsiline” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık A.. K.. hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hüküm ile sanık İ.. K.. hakkında tüm suçlar yönünden kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
1-Sanık İ.. K..’un, yüklenen suçu işlediğine ilişkin, kardeşi olan diğer sanık A.. K..’un soruşturma aşamasındaki suç atma niteliğinde kalan ve yargılama aşamasında tekrar edilmeyen anlatımı dışında, hükümlülüğüne yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Suça konu sigaraların, olaydan 2 hafta kadar sonra sanık A.. K..’ta görülerek ele geçirildiği ve sanığın da bu şekilde yakalandığı, sanığın beyanında bahsi geçen diğer sanıkların atılı suçları kabul etmediklerinin anlaşılması karşısında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümde sanık A.. K.. hakkında suçun birden fazla kişi ile birlikte işlendiği gerekçe kılınarak TCK nın 119/1-c maddesi uyarınca arttırım yoluna gidilmesi,
Kabule göre de;
3-Uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde sanık A.. K.. hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK nın 168. maddesinin uygulanması yoluyla eksik cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık A.. K.. ve İ.. K.. müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi yönünden sanık A.. K..’un kazanılmış hakkının gözetilmesine, bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık Musa Kaplan’a teşmiline, 29.4.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.