Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/15686 E. 2014/18047 K. 20.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15686
KARAR NO : 2014/18047
KARAR TARİHİ : 20.05.2014

Tebliğname No : 6 – 2011/292177
MAHKEMESİ : Bursa 2. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/04/2011
NUMARASI : 2010/422 (E) ve 2011/292 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ile zorunlu müdafiisinin hazır olmadığı ve hükmün tefhim olunduğu son oturumda sanığın zorunlu müdafiisi yerine gelerek yetki belgesi sunacağını söyleyen müdafiinin dosyada yetki belgesinin bulunmadığı gibi gerek anılan müdafiinin gerekse zorunlu müdafiinin kararı temyiz etmediğinin anlaşılması karşısında, kendisine atanan müdafiiden haberdar olmayan sanığa yapılan tebliğ üzerine sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede,
Sanık hakkında zamanaşımı süresi içinde konut dokunulmazlığının ihlal suçundan işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Hükmün tefhim olunduğu son oturumda duruşmalardan bağışık tutulma talebi olmayan sanığın başka suçtan Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü bulunduğunun anlaşılması karşısında, yokluğunda yargılama yapılarak hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılması,
2- Uyap sisteminden alınan güneş doğuş batış çizelgesine göre olay günü güneşin saat 20.38’de battığı, mağdurun aşamalardaki değişmeyen beyanında; gündüz saat 21.00 sıralarında apartman girişinde sanıkları ellerinde kendine ait valiz ile görmesi üzerine sanıkların valizi bırakıp kaçtığı ve mağdurun çatı katına çıkarak yaptığı kontrolden sonra sanıkların peşine düşerek belediye önünde sanıkları yakalayıp sonra polise haber verdiği, yakalama tutanağı ve tutanak mümziilerinin beyanına göre, saat 22.15’te ihbar geldiği, sanığın ise; 22.30 sıralarında eylemi gerçekleştirdiklerini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, beyanlar ve tutanak arasındaki çelişki giderilmeden suçun gece vakti işlendiği kabul edilerek 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesiyle cezadan artırım yapılması,
3-5237 sayılı TCK’nın 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının TCK’nın 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanunkoyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, “…daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” görüşünün, TCK’nın 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır.
TCK’nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkim indirim oranını TCK’nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.
Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır. TCK’nın 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır.
Somut olayda ise; toplam değeri 15,00 TL olan eski bebek giysisi bulunan bez bavulu çalmak isterken yakalanan sanık hakkında, suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle TCK’nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık E.. K..’nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 20.05.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.