Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/16555 E. 2014/16270 K. 06.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16555
KARAR NO : 2014/16270
KARAR TARİHİ : 06.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hüküm, sanıklardan …’ya 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş olup, 08.07.2011 tarihli tebligat, 6099 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılmış olduğundan, ayrıca Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca yapılan 08.07.2011 tarihli tebligattan önce sanığın kendisine veya adresine anılan Kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmadığı, bu nedenlerle usulsüz olduğu, sanığın 01.08.2011 tarihinde hükmü öğrenmekle süresinde temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede;
Suç tarihi 11.05.2009 olduğu halde, 5271 sayılı CMK nın 232/2-c maddesine aykırı olarak 12.05.2009 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası ve sanıkların gözaltında geçirdikleri sürelerin 5271 sayılı CMK’nın 232/2-d maddesine muhalefet edilerek gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi yerinde giderilebilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinde güneşin yaz saati uygulaması ile 19:47’de batması, katılanların soruşturma aşamasında alınan 12.05.2009 tarihli beyanlarında eylemin saat 20:00-08:00 sıralarında gerçekleştiğini ifade etmeleri, sanık …’un da soruşturma aşamasında alınan aynı tarihli beyanında sanık …’den suça konu hayvanları saat 22:00-23:00 saatleri arasında satın aldığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunun 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesi tanımlaması uyarınca gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, suç saati kesin olarak tespit edilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesince artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmiş olması,
2-Kabule göre de;
Kasten işlemiş oldukları suçtan hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ile …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, aynı yasanın 142/2-g ve 62. maddeleri gereğince sonuç cezanın 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesine ve “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.05.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.