YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16574
KARAR NO : 2014/16309
KARAR TARİHİ : 06.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35.maddesi uyarınca yapılan 5 ayrı tebligattan önce sanığın kendisine veya adresine anılan Kanunun gösterdiği usullere uygun tebliğ yapılmadığı ve adresini değiştirip yenisini bildirmeyen sanığın yeni adresi de tebliğ memurunca aynı Kanunun gösterdiği usullere göre araştırılmadığı gibi, bazı tebliğ evrakı üzerine adresin yanlış yazıldığı bu nedenlerle tebliğlerin usulsüz olduğu, ayrıca hükümde yasa yolunun “temyiz” yerine “itiraz” olarak gösterildiği, sanığın hükmün infazı sırasında infaz savcılığınca çıkarılan çağrı kağıdı tebliği üzerine hükmü öğrenmekle 08.06.2011 tarihinde temyiz ettiği, 14.06.2011 tarihli temyiz talebinin süre yönünden reddine dair ek kararın sanığa tebliğ edildiğine dair evrak dosyada yok ise de, ek karar tarihinden itibaren 7. gün sanığın ek kararı süresinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, temyiz isteğinin reddine ilişkin ek karara yönelik temyiz talebi süresinde ve eski hale getirme talebi yerinde görüldüğünden 14.06.2011 tarihli ret kararının kaldırılarak, 24.03.2010 tarih, 2009/520 E. ve 2010/73 K. sayılı hükme yönelik yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Yasa ile değişik 61/9. madde ve fıkrası gereğince “adli para cezası seçimlik olarak öngörülen suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç için tanımlanan hapis cezasından az olamaz” hükmüne aykırı olarak temel cezanın 120 gün yerine 10 gün olarak belirlenerek eksik ceza tayin edilmiş ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında uygulanamayacağını gözetilmemiş ise de; temyiz incelenmesi sonrasında kanun yararına bozma yolu ile kararın düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Hükmolunan adli para cezasının miktarı itibariyle hükmün temyizi olanaklı olmadığından sanık …’ın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık hakkında hırsızlık ve geceleyin işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelenmesine gelince;
Her ne kadar geceleyin işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan tayin edilen 1 yıl hapis cezası 7.300 TL adli para cezasına çevrilmiş ise de, sanığın suç tarihinden önce verilip kesinleştiği anlaşılan hapis cezası bulunduğunun anlaşılması karşısında tayin edilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki tedbirlerden adli para cezasına çevrilmesi mümkün olmadığı halde yazılı şekilde karar verilmesi, suçun birden fazla kişi ile birlikte işlendiği halde 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması ve sanıkların mağdura ait işyerindeki kasayı dışarı çıkarıp sürükleyerek götürmeye çalıştıkları sırada görevlilerce yakalandıkları, kalkışma aşamasında kalan eylem nedeniyle hırsızlık suçunun geldiği aşama gözetilmek suretiyle, “meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı” dikkate alınarak uygulama yapılması gerektiği halde hakkaniyete aykırı olarak tayin edilen cezadan ün üst oranda 3/4 indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamlar yönünden mahkemesine ihbarda bulunulması mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında geceleyin işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan sonuç cezanın, adli para cezası olarak belirlenmesi karşısında, TCK’nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin düşünülmemesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasında yer alan ve koşullu salıverme tarihine kadar süren hak yoksunluğunun sadece sanığın “kendi altsoyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından olduğunun gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
3-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, sanıklardan müteselsilen alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, geceleyin işyeri dokunulmazlığının ihlali suçuna yönelik kurulan hükümden 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına, hırsızlık suçuna yönelik hükümden 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine ”53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin yazılmasına ve hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine “Bilirkişi ve keşif gideri 311,75 TL ile müzekkere gideri 21,00 TL olmak üzere toplam 332,75 TL yargılama giderinden; 110,92 TL’sinin sanık …’tan, 110,92 TL’sinin sanık …’dan, 110,92 TL’sinin ise diğer sanık …’den tahsili ile hazineye irat kaydına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.05.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.