YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1959
KARAR NO : 2014/6278
KARAR TARİHİ : 26.02.2014
Tebliğname No : 6 – 2011/126336
MAHKEMESİ : Balıkesir 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/12/2010
NUMARASI : 2009/28 (E) ve 2010/741 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanıkların soruşturma aşamasındaki sorgularında ve kovuşturma evresindeki savunmalarında reddettikleri ve kollukta müdafi olmaksızın alınan savunmaları ve yer gösterme tutanakları dışında savunmalarının aksine yüklenen suçları işlediklerine ilişkin kesin, yeterli, hukuka uygun ve inandırıcı kanıtların bulunmadığı ve CMK’nın 148/4 maddesi gözetilerek beraatleri yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre,
a) Sanıkların farklı tarihlerde farklı müştekilere ait çiftliklerdeki oturulan ev ve işyerinin eklentisi niteliğindeki hayvanların konulduğu yerlerden büyükbaş hayvan hırsızlığı eylemleri nedeniyle lehe olan yasanın belirlenmesi amacıyla karşılaştırma yapılırken sanıkların eylemlerine uyan TCK’nın 142/1-b maddesi yerine suç vasfında yanılgı ile TCK’nın 142/2-g maddesi ile uygulama yapılarak karşılaştırma yapılması,
b)-5237 sayılı TCK’nın 142/1b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların eylemlerinin, TCK’nın 142/1-b, 143 maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/1-4 maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarınını ve şikayet bulunduğu için TCK’nın 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, birden fazla kişiyle işlenmesi nedeniyle işyeri dokunulmazlığını ihlal eylemleri uzlaşma kapsamında olmasa da mala zarar verme suçlarının suç tarihi itibarıyle uzlaşma kapsamında olduğu, taraflara uzlaşma teklif edilmesi ve 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle ayrı ayrı uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Abdurrahman Demir ve N.. A.. müdafiilerinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.