Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/2041 E. 2014/5580 K. 20.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2041
KARAR NO : 2014/5580
KARAR TARİHİ : 20.02.2014

Tebliğname No : 6 – 2011/105242
MAHKEMESİ : Edremit 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/09/2007
NUMARASI : 2006/104 (E) ve 2007/235 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal etmek

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın 23.09.2006 tarihli ilk eyleminde işyerine girerek sabit telefondan rıza dışında telefon görüşmeleri yaptıktan sonra işyerinden ayrıldığı, 24.06.2006 ve 27.09.2006 tarihli eylemlerinde ise işyerinden yine rıza dışında telefon görüşmeleri yaptıktan sonra suça konu eşyaları çaldığının anlaşılması karşısında; sanığın 24.09.2007 ve 27.09.2007 tarihlerinde gerçekleştirdiği teselsülen hırsızlık suçu ile birlikte 23.09.2006, 24.09.2007 ve 27.09.2007 tarihlerindeki müştekinin işyerinden gerçekleştirdiği rıza dışı telefon görüşmeleri nedeniyle hakkında teselsülen karşılıksız yararlanma suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmamış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın çaldığı eşyanın evinde olduğu yönündeki sözlü beyanı üzerine Sulh Ceza Mahkemesi’nden alınan arama kararına istinaden suça konu eşyanın evinde ele geçirilerek iadeyi gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; katılana yapılan iadenin kısmi veya tam iade olup olmadığı katılana sorulduktan sonra tam iade söz konusu ise TCK’nın 168/1. maddesinin, kısmi iade ise katılana etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorulduktan sonra TCK’nın 168/1-4. maddesinin koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Suç tarihinde sabıkasız olan sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan belirlenen cezanın iki yıldan az olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık T.. T.. müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.