Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/21342 E. 2015/15609 K. 14.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21342
KARAR NO : 2015/15609
KARAR TARİHİ : 14.10.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca iade kararı sadece elektrik enerjisi hakkında hırsızlık (karşılıksız yararlanma) suçundan kurulan hükümle ilgili olup, iade kararından sonra mühür bozma suçu yönünden kurulan 10.01.2013 tarihli ikinci karar yok hükmünde olup mühür bozma suçundan kurulan ilk hüküm ve bu hükme karşı yapılan temyiz başvuruları geçerli olduğundan üst Cumhuriyet Savcısının mühür bozma suçundan kurulan 12.11.2009 tarihli hükme yönelik temyiz talebi ile katılan vekilinin elektrik enerjisi hakkında hırsızlık (karşılıksız yararlanma) suçundan kurulan 10.01.2013 tarihli hükme yönelik temyiz taleplerinin yapılan incelemesinde;
1-Üst Cumhuriyet Savcısının mühür bozma suçundan kurulan 10.01.2013 tarihli hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca iade kararı sadece elektrik enerjisi hakkında hırsızlık (karşılıksız yararlanma) suçundan kurulan hükümle ilgili olup mühür bozma suçundan kurulan ilk hüküm ve bu hükme karşı yapılan temyiz başvuruları geçerli olduğundan o yer Cumhuriyet Savcısının konusu olmayan temyiz talebinin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık (karşılıksız yararlanma) suçundan kurulan 10.01.2013 tarihli hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Avukatlık Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca kamu davasına katılma üzerine mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine, vekil duruşmalara katılmamış olsa dahi, avukatlık ücretinin sanığa yükletileceği gözetilmeden yazılı şekilde dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından dilekçe yazım ücretiyle ilgili bölümün çıkartılarak yerine, “Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. madde ve fıkrası uyarınca 1320,00 TL maktu vekalet ücretinin katılana ödenmesine” ilişkin bölümün eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Mühür bozma suçundan kurulan 12/11/2009 tarihli hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Suça konu sayacın suç tarihlerinden önce mühürlenip mühürlenmediğinin ilgili kurumdan sorularak buna dair evrakın denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınıp incelenerek sonuca göre sanığın mührün konuluş amacını taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 14.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.