Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/22230 E. 2015/15610 K. 14.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/22230
KARAR NO : 2015/15610
KARAR TARİHİ : 14.10.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-30.10.2008 tarihli tutanağa yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
30.10.2008 tarihli tutanakla ilgili olarak bir karar verilmediği ve mahkemesince zamanaşamı süresi içerisinde her zaman karar verileceği anlaşılmakla şu aşamada temyize konu bir karar bulunmadığından, konusu olmayan temyiz talebinin REDDİNE,
2-12.12.2005 tarihli tutanağa yönelik temyiz talebinin incelenmesine gelince;
02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki Kanunun Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği hususu gözetilerek, sanığa “bilirkişi tarafından hesaplanan 97,03 TL değerindeki tüketim bedeline ilişkin zarar miktarını gidermesi halinde 6352 sayılı Yasının Geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
Sanığın soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde, suça konu yerde düz bağlantıyı kendisinin yaptığını, suça konu evin kendisine ait olduğunu buna karşılık kovuşturma aşamasında, sözkonusu evde kardeşi …’in oturduğunu beyan ettiğinin ve kolluk görevlilerince yapılan araştırmada suça konu yerde 3 dairenin bulunduğunun tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle suça konu yerin suç tarihinde kimin sorumluluğunda bulunduğunun kesin bir biçimde tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 14.10.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.