YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/26738
KARAR NO : 2013/32752
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yaralanma
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılan vekili, CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiğinden,aynı kanunun 317.maddesi uyarınca,temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13.03.2012 gün, 415-92 sayılı kararında da açıklandığı gibi, 5271 sayılı CMK’nın 327. maddesinin birinci fıkrası; “Hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişi, sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkum edilir” şeklinde düzenlemeye yer vermiş olup, maddenin gerekçesinde ise ”sanığın kendi kusuruyla sebep olduğu giderler” kavramı ile “hakkında kamu davası açılmış olan kişi savsama ve kusuruyla bilirkişi veya tanıkların dinleneceği veya yüzleştirme yapılacak duruşmaya katılmaması ve bu işlemlerin yenilenmesinin gerekmesi, kendisini suçlama gibi nedenlerden kaynaklanan” giderlerin anlaşılması gerektiği açıklanmıştır.
Somut olayda ise, dosya kapsamına göre sanığın kusurundan kaynaklanan bir gider bulunmadığından, elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan açılmış kamu davasında yargılama giderlerinin hazine hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 ve CMK’nın 234/4-a maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen sanığın katılan lehine vekalet ücreti ile yargılama giderlerini ödemesine karar verilmesi,
2-6352 Sayılı Yasanın 83.maddesi ile 5237 sayılı TCK’ nın karşılıksız yararlanma suçunu düzenleyen 163. maddesine;
“(3) Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” şeklinde düzenleme içeren 3. fıkra eklenmiş,
Aynı Yasanın 84. maddesi ile de;
“5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve karşılıksız yararlanma” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(5) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.” hükmü getirilmiştir.
Aynı Yasanın 103. maddesi ile de;
25/5/2005 tarihli ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 6 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(2) Karşılıksız yararlanma suçunda etkin pişmanlıktan yararlanması dolayısıyla şüpheli, sanık veya hükümlü hakkında verilen kararlar adlî sicilde bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Onbeş yıl süreyle muhafaza edilen bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından istenmesi halinde verilebilir.” hükmü düzenlenmiştir.
Anılan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, sanığın 6352 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihinden sonra işlediği 5237 sayılı TCK’nın 163. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen karşılıksız yararlanma suçu nedeniyle, 6352 sayılı Yasanın 84. maddesi ile 5237 sayılı TCK’ nın 168. maddesine eklenen 5. fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükmünden ikiden fazla yararlanamayacağına ilişkin düzenlemenin denetimi açısından, 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 6. maddesine ikinci fıkranın eklendiği anlaşılmaktadır.
05.07.2012 tarihine kadar işlenen suçlar yönünden ise 6352 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinin 2. fıkrasındaki;
(2) Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar. Hükmü uyarınca zararın tazmin edilmiş olması halinde ilgili hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği ancak geçici bir dönemi kapsayan bu düzenleme nedeniyle verilen kararların ise 6352 sayılı Yasanın 84. maddesi ile 5237 sayılı TCK’ nın 168. maddesine eklenen 5. fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükmünden ikiden fazla yararlanamayacağına ilişkin sayı kısıtlaması kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, 6352 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce kesinleşen mahkumiyet hükümleri ile ilgili olarak, uyarlama yargılaması sonucu 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2. maddesi gereğince verilen kararların 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 4. maddesinin 2. fıkrası uyarınca adli sicile kaydedilmesi gerektiği ancak 6352 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen kararların 6352 sayılı Yasanın 84. maddesi ile 5237 sayılı TCK’ nın 168. maddesine eklenen 5. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünden sanığın kaç kez yararlandığının denetlenmesine olanak sağlayan ve 6352 sayılı Yasanın 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 6. maddesine eklenen 2. fıkra kapsamında adli sicile kaydedilmesi gereken kararlardan olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın adli sicile kaydedilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından sanık hakkında verilen kararın adli sicilde bunlara mahsus bir sisteme kaydedilmesi için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesine ,yargılama gideri ve vekalet ücretinin sanığa yükletilmesine ilişkin bölümlerin çıkartılarak, ”Yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi sureti ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.11.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.