YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/27718
KARAR NO : 2014/19201
KARAR TARİHİ : 28.05.2014
Tebliğname No : 2 – 2013/150370
MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/01/2013
NUMARASI : 2012/776 (E) ve 2013/88 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Ceza Yargılama Yasasında mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 5271 sayılı CMK’nın 193/2. maddesinin “ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağı ve derhal beraat kararı verilebilecek” hâllerle sınırlı olarak uygulanabileceği, bu hâller dışında, mutlaka sanığın sorgusunun yapılmasının gerektiği gözetilmeyip, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi olduğu gözetilerek, sanığın, normal tarifeye göre vergisiz ve cezasız kaçak kullanım bedelini ödeyerek katılan kurumun zararını giderip gidermediği araştırılarak, gidermediğinin tespiti halinde, “normal tarifeye göre vergisiz ve cezasız kaçak kullanım bedelini ödeyerek şikayetçi kurumun zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 28.05.2014 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Suç Tespit Tutanağı’nın düzenlenme sebebi sadece “kayıtsız sayaç (sözleşmesiz elektrik) kullanmak” olup, söz konusu sayacın değiştirilerek kullanıldığına veya tüketim kaydına engel olunduğuna dair hiçbir tespit mevcut değildir. Tam tersine kullanılan elektriğin sayaçtan geçtiği ve tutanak düzenlenirken kesildiği anlaşılmaktadır.
Suç tespit etmeyen bu tutanak temel alınarak ve başkaca bir soruşturma yapılmadan düzenlenen iddianamenin CMK’nın 174. maddesine dayanılarak iadesi yoluna gidilmesi mümkünken bu yapılmamıştır.
Kovuşturma evresinde yapılan araştırmaları rağmen sanığa ulaşılamamış, müşteki kuruluştan tüketim ekstresinin ve diğer bilgilerin getirtilmesi, teknik bilirkişiden rapor alınması gibi işlemlerin ardından yapılan delil değerlendirilmesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat hükmü kurulmuştur.
Açıkça görülüyor ki ne soruşturma evresinde ne de kovuşturma evresinde sayaçtan geçirilmeksizin elektrik kullanıldığına dair bulgu bulunmadığı, dolayısıyla TCK’nın 163. maddesinin üçüncü fıkrasındaki “ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi” şartının mevcut olmadığı açıktır.
Ayrıca böyle durumlarda sayacın sökülmeyip, kullanıcının sözleşme yapması yoluna yönlendirilmesi de ortada karşılıksız yararlanma olgusunun bulunmadığını göstermektedir.
CMK’nın 193. maddesine 2253 sayılı Kanun’un 28. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada aynan şu hüküm mevcuttur: “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.”
Anılan hükmün değişiklik gerekçesi de şu şekildedir. “5271 sayılı Kanunun 193 üncü maddesine bir fıkra eklenmiştir. Buna göre, sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa dahi dava gıyabında bitirilebilir. Böylece sanığın lehine bir düzenleme getirilmiş ve gereksiz yere davanın uzaması önlenmek istenmiştir.”
Yüksek Daire çoğunluğunun bozma ilamında belirttiği şekilde “ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağı ve derhal beraat kararı verilebilecek hallerle sınırlı olarak uygulanabileceği” sınırlamasına madde hükmünde de değişiklik gerekçesinde de yer verilmemiştir.
CMK’nın 193. maddesinin ikinci fıkrasının açık hükmü karşısında; toplanan deliller beraat kararı verilmesi kanaatine vardırdığında sanığın sorgusunun yapılmasına gerek bulunmadığı, kaynaklarımızın vaktinde ve doğru sonuç almak yolunda özenli kullanılması gerektiği, eksik soruşturmayla açılan davada sanığın aleyhine bir uygulama olacak şekilde mutlaka sorgusunun yapılmasını şart koşmanın dayanağının olmadığı, usul ekonomisi ile adalet duygusunun da böyle gerektirdiği, Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin beraat hükmünün onanmasının yerinde olacağı düşüncesindeyim.
Açıkladığım sebeplerle 2014/6572 sayılı bozma ilamına muhalifim.28.05.2014