Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/27957 E. 2014/34771 K. 08.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/27957
KARAR NO : 2014/34771
KARAR TARİHİ : 08.12.2014

Tebliğname No : 2 – 2013/125441
MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/02/2010
NUMARASI : 2008/1249 (E) ve 2010/145 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanıklar hakkında kuruma kayıtlı olmayan sayaçtan geçirerek kaçak su kullanıldığına dair tutanak tutulması karşısında; sanıkların tutanağa konu işyerini ne zamandan beridir işlettiği konusunda zabıta araştırması yaptırılarak, işyerine ait ruhsat ve diğer belgelerde getirtilip kaçak kullanım süresi tespit edilerek, mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak kurulu güç belirlenip, kayıtsız sayaçtan kullanım süresi içerisinde normal kullanıma göre tüketebileceği ortalama su miktarı bilirkişiye hesaplattırılıp, kayıtsız sayaçtan geçirilen tüketim miktarıyla karşılaştırılarak, arasında aşırı bir oransızlık bulunup bulunmadığına dair bilirkişiden rapor alınıp, tutanak mümzileri de tanık olarak dinlendikten sonra sanıkların karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2-02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi olduğu gözetilerek, sanıklara “bilirkişi tarafından hesaplanacak normal tarifeye göre cezasız kaçak kullanım bedelini ödeyerek şikayetçi kurumun zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 08.12.2014 gününde oy çokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
1- a) Suç tespit Tutanağı’nda “idareye kayıtlı olmayan sayaçtan su kullanmak” kaydı mevcut olup, söz konusu sayacın değiştirilerek kullanıldığına veya tüketim kaydına engel olunduğuna dair hiçbir tespit mevcut değildir.
b) Tam tersine kullanılan suyun sayaçtan geçtiği anlaşılmaktadır. Anılan tespit tutanağında da tüketim kaydı da (endeks: 317 m3) mevcuttur.
2- a) Suç tespit etmeyen bu tutanak temel alınarak ve başkaca bir soruşturma yapılmadan düzenlenen iddianamenin CMK’nın 174. maddesine dayanılarak iadesi yoluna gidilmesi mümkünden bu yapılmamıştır.
Karşılıksız yararlanmaya ilişkin delil ortaya konulmadığı gibi, tespit tutanağı ile iddianame içerikleri dahi meselenin hukuki ihtilaftan ibaret olduğunu göstermektedir.
b) Davada katılan sıfatı alan müşteki kuruluş tarafından, TCK’nın 163. maddesinin üçüncü fıkrasındaki “tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek” bir eylemin sübutuna dair delil her iki evrede de sunulmamıştır.
c) Duruşma sonucunda “sanıkların suçun unsurlaı itibariyle oluşmadığı” gerekçesiyle CMK’nın 223/2-b maddesi gereğince beraat hükmü kurulmuştur.
3- Açıkça görülüyor ki ne soruşturma evresinde ne de kovuşturma evresinde sayaçtan geçirilmeksizin su kullanıldığına dair bulgu bulunmadığı, dolayısıyla TCK’nın 163. maddesinin üçüncü fıkrasındaki tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi hâlinin mevcut olmadığı açıktır.
4- a) Kovuşturma evresinde teknik bilirkişiden rapor alınsa bile, sayaçta tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde müdahale bulunmadığından sonucu değiştirmeyecektir. Nitekim Dairemizden aynı konuda geçen dosyalarda düzenlenen bilirkişi raporlarında da aksi durum olmamıştır. Örnek: 2014/34395, 2014/24933, 2014/34170, 2013/32384, 2014/24862, 2014/34326, 2014/26439, 2014/23881, 2014/35506, 2014/35499, 2014/35500 sayılı dosyalar.
b) Suç tarihinin 06.04.2007 olması karşısında bu tarihten şu anki zaman itibariyle 7 yılı aşkın süre sonra yapılacak bilirkişi incelemesi zaman ve kaynak israfı dışında hiçbir anlam taşımayacaktır. Gerçek bilirkişinin duruşmayı yapan yargıç olduğu da unutulmamalıdır.
5- Son olarak sayın çoğunluğun bozma kararı CMK’nun 217. maddesinin birinci fıkrasındaki, “Hakimin kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabileceği” hükmünü de ihlal etmektedir. Duruşma hakimine soruşturma merciinin görevleri yüklenemez.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye, takdire, iddiaya, ilgili kanunların hükümlerine, dayanak alman tespit tutanağında kayıtsız sayaçtan su kullanılması dışında, sayaca, yapılan tüketimi kaydetmesine engel olacak bir müdahalede bulunulduğuna, eksik kayda, tüketimin düşürülmesine veya sayacın kullanıcı tarafından sıklıkla değiştirilerek kullanıldığına dair hiçbir tespit yer almadığının, soruşturma evresinde de karşılıksız yararlanmayı ortaya koyan delil toplanmadığının anlaşılmasına göre, katılan vekilinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün onanması kanaatindeyim.08.12.2014