YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/33268
KARAR NO : 2014/34564
KARAR TARİHİ : 04.12.2014
Tebliğname No : 2 – 2013/201426
MAHKEMESİ : İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/02/2013
NUMARASI : 2012/592 (E) ve 2013/111 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi olduğu gözetilerek, sanığa “kurum tarafından hesaplanan normal tarifeye göre cezasız kaçak kullanım bedelini ödeyerek şikayetçi kurumun zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden zarar miktarı belirtmeyen eksik bildirimle yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Hakkında suça konu evde kayıtsız sayaçtan elektrik kullandığına dair tutanak düzenlenen sanığın dava konusu tutanak itibariyle kayıtsız sayaçtan kullanım süresi tespit edildikten sonra, mahallinde bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak, sözkonusu evdeki elektrikli aletlerin durumu itibariyle kurulu güç ve mümkün olduğu taktirde de faaliyet durumuna göre bu aletlerin çalışma süreleri belirlenip böylece sözkonusu dönemde normal kullanıma göre tüketebileceği ortalama elektrik miktarı bilirkişiye hesaplattırıldıktan sonra bulunacak değerin suça konu sayaçtan geçirilen tüketim miktarıyla uyumlu olup olmadığına dair bilirkişiden rapor alınıp, tutanak düzenleyicileri de dinlenerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 04.12.2014 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
1- a) Suç tespit Tutanağı’nda “idareye kayıtlı olmayan sayaçtan elektrik kullanmak” kaydı mevcut olup, söz konusu sayacın değiştirilerek kullanıldığına veya tüketim kaydına engel olunduğuna dair hiçbir tespit mevcut değildir.
b) Tam tersine kullanılan elektriğin sayaçtan geçtiği anlaşılmaktadır. Anılan tespit tutanağında da tüketim kaydı da (endeks: 13555) mevcuttur.
2- a) Suç tespit etmeyen bu tutanak temel alınarak ve başkaca bir soruşturma yapılmadan “elektrik bedelinden kurtulmak için idareye kayıtsız sayaçtan geçirmek suretiyle elektrik kullandığı ve bilahare tahakkuk ettirilen fatura bedellerini ödemediği” iddiasıyla düzenlenen iddianamenin CMK’nın 174. maddesine dayanılarak iadesi yoluna gidilmesi mümkünden bu yapılmamıştır.
Karşılıksız yararlanmaya ilişkin delil ortaya konulmadığı gibi, tespit tutanağı ile iddianame içerikleri dahi meselenin hukuki ihtilaftan ibaret olduğunu göstermektedir.
b) Davada katılan sıfatı alan müşteki kuruluş tarafından, TCK’nun 163. maddesinin üçüncü fıkrasındaki “tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek” bir eylemin sübutuna dair delil her iki evrede de sunulmamıştır.
c) Sanık sorgusunda, halen tutanakta yazılı sayacın takılı bulunduğunu, tükettiği elektriğin sayacında yazılı olduğunu kullandığı elektriğin sayaçtan geçtiğini, sayaca müdahale yapmadığını beyan etmiştir.
d) Duruşma sonucunda “sanığın suçu işlediğinin sabit olmadığı” gerekçesiyle CMK’nun 223/2-e maddesi gereğince beraat hükmü kurulmuştur.
3- Açıkça görülüyor ki ne soruşturma evresinde ne de kovuşturma evresinde sayaçtan geçirilmeksizin elektrik kullanıldığına dair bulgu bulunmadığı, dolayısıyla TCK’nun 163. maddesinin üçüncü fıkrasındaki tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi hâlinin mevcut olmadığı açıktır.
4- a) Kovuşturma evresinde teknik bilirkişiden rapor alınsa bile, sayaçta tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde müdahale bulunmadığından sonucu değiştirmeyecektir. Nitekim Dairemizden aynı konuda geçen dosyalarda düzenlenen bilirkişi raporlarında da aksi durum olmamıştır. Örnek : 2014/34395, 2014/24933, 2014/34170,2013/32384, 2014/24862, 2014/34326, 2014/26439, 2014/23881, 2014/35506, 2014/35499, 2014/35500 sayılı dosyalar.
b) Suç tarihinin 09.01.2008 olması karşısında bu tarihten şu anki zaman itibariyle yaklaşık 7 yıl sonra yapılacak bilirkişi incelemesi zaman ve kaynak israfı dışında hiçbir anlam taşımayacaktır. Gerçek bilirkişinin duruşmayı yapan yargıç olduğu da unutulmamalıdır.
5- Son olarak sayın çoğunluğun bozma kararı CMK’nun 217. maddesinin birinci fıkrasındaki, “Hakimin kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabileceği” hükmünü de ihlal etmektedir. Duruşma hakimine soruşturma merciinin görevleri yüklenemez.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye, takdire, iddiaya, ilgili kanunların hükümlerine, dayanak alman tespit tutanağında kayıtsız sayaçtan elektrik kullanılması dışında, sayaca, yapılan tüketimi kaydetmesine engel olacak bir müdahalede bulunulduğuna, eksik kayda, tüketimin düşürülmesine veya sayacın kullanıcı tarafından sıklıkla değiştirilerek kullanıldığına dair hiçbir tespit yer almadığının, soruşturma evresinde de karşılıksız yararlanmayı ortaya koyan delil toplanmadığının anlaşılmasına göre, katılan vekilinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün onanması kanaatindeyim.04/12/2014