Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/35263 E. 2013/38036 K. 05.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/35263
KARAR NO : 2013/38036
KARAR TARİHİ : 05.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Sanık hakkında verilen 28.07.2009 tarihli karara ilişkin yapılan incelemede;
Sanığın 13.05.2005 tarihli keşifte kendisine resen müdafii atandığından haberdar olduğunu beyan etmesi ve hakkında verilen 29.12.2005 tarihli hükmün sanık müdafiince temyiz edilmesi sonucu Yargıtay 6. Ceza Dairesince sanık müdafiinin temyiz itirazı kabul edilerek hükmün bozulması karşısında sanığın zorunlu müdafisinden haberdar olduğu, 28.07.2009 tarihli kararın sanığın zorunlu müdafiine 24.08.2009 tarihinde tebliğ edildiği ve 27.02.2012 tarihinde sanığın vekaletini alan Av. … tarafından aynı gün eski hale getirme talebinde bulunulduğu anlaşılmakla; CMK’nun 42/1. maddesi uyarınca eski hale getirme kararı verme yetkisi Yargıtay’a ait olduğundan İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin eski hale getirme talebinin kabulüne ilişkin verdiği 08.03.2012 tarihli kararı yok hükmünde sayılarak yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2011 gün ve 247-261 ile 01.02.2011 gün ve 244-14 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, yasa yolu bildirimindeki eksikliğin, mesleği bir kamu hizmeti niteliğindeki avukat olan, sanığın savunmasını üstlenen, bu bağlamda savunma ve yasa yollarına başvurma açısından yeterli düzeyde hukuki bilgiye sahip olan müdafii açısından bir yanılgı veya bu kapsamda hakkın kullanılması yönünden bir engel oluşturmaması ve mahkemenin 28.07.2009 gün ve 2008/965-2009/648 sayılı kararının kendisine zorunlu müdafii atandığı hususunda bilgi sahibi olan sanık …’in müdafiine 24.08.2009 tarihinde tebliğ edilmesi karşısında; sanık müdafiince yapılan 27.02.2012 tarihli eski hale getirme talebinin reddi ile temyiz talebi 7 günlük yasal süresi içinde yapılmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
B- Sanık hakkında verilen 16.11.2012 tarihli karara ilişkin yapılan incelemede ;
Hükümlü hakkında hırsızlık suçundan kurulan 28.07.2009 tarihli mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra, 02.07.2012 tarihinde kabul edilerek 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun uyarınca mahkemece verilen 16.11.2012 tarihli kararın katılan vekili tarafından temyiz edildiği belirlenerek yapılan incelemede;
Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2011 gün, 66-96 sayılı kararında da açıklandığı gibi, 01 Haziran 2005 tarihinden sonra gerçekleştirilen yasa değişiklikleri nedeniyle uyarlama yargılamasının tabi olacağı ilkelerin 5252 sayılı Yasanın 9. maddesine göre değil, 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98. ilâ 101. maddelerine göre belirlenmesi gerektiği, uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararlara karşı başvurulabilecek yasa yolunun ise 5275 sayılı Yasanın 101/3. fıkrası uyarınca itiraz yasa yolu olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, katılan vekilinin dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 05.12.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.