YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/36357
KARAR NO : 2013/39501
KARAR TARİHİ : 16.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Daha önceden kasıtlı bir suçtan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan sanık hakkında CMK’nın 231. maddesi gereğince uygulama yapılamayacağı anlaşılmakla yapılan incelemede;
07.02.2001 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığına 13.09.2002 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdurun 08.11.2002 havale tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesi ile, maddi ve manevi tüm zararlarının karşılandığını belirtmesi ve sanık müdafiinin 13.11.2002 tarihli oturumda keşiften sonra mağdurun zararlarını karşıladıklarını belirtmesi karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/2 maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1 maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, olay günü gece vakti müştekiye ait evin bilirkişi raporuna göre sağlam ve muhkem olan oda penceresini sert bir cisimle açarak içeriye girip ziynet eşyası çalan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143 maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı yasanın 116/1-4 maddesine uyan konut dokunulmazlığının ihlali suçunu da oluşturması karşısında uzlaşma hükümleri de değerlendirerek denetime imkan verecek şekilde lehe yasa değerlendirmesi yapılması gerekirken, 5237 sayılı TCK’nın lehe olma nedeni karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Kabule göre de; 07.02.2001 tarihli müracaat ve görgü tespit tutanağı içeriğine göre, suçun 20.00-23.30 saatleri arasında olan geceden sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının korunmasına, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.