Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/36418 E. 2014/21273 K. 16.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/36418
KARAR NO : 2014/21273
KARAR TARİHİ : 16.06.2014

Tebliğname No : 8 – 2012/76875
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesi
(Kapatılan Üsküdar 2. Asliye Ceza Mahkemesi)
TARİHİ : 20/10/2011
NUMARASI : 2009/462 (E) ve 2011/658 (K)
SUÇ : Bilişim suretiyle hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yokluğunda verilen hükmün, sanık G.. E..’ın, savunması alınırken beyan ettiği adrese sokak ismi hatalı olmak üzere 4.1.2012 de tebliğ edildiği, tebligat evrakında yazılı bulunan Tarla Sokak üzerinde bahse konu ikametin bulunmadığı, bu yerin yıkık olduğunun tebligat evrakına derc edilerek sanığın merniste kayıtlı bulunan ve son savunmalarında beyan ettiği adresine, bu kez doğru olan Karlık Sokak yazılmak suretiyle posta memurunca tebligat yapıldığı, ancak 4.1.2012 tarihinin, hatalı sokak adına çıkarılan ilk tebligat tarihi mi yoksa sanığın merniste kayıtlı olan ve doğru adresi tespit edilerek ikinci çıkarılan tebligat tarihi mi olduğunun tam olarak tespit edilememesi karşısında sanık müdafiinin öğrenmekle hükmü tebellüğ ettiğinin ve 12.1.2012 tarihli temyiz talebinin sanık lehine yorumla süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamından, 22.2.2008 günü katılan şirketin Yapı Kredi Bankası Üsküdar Şubesi nezdindeki hesabından internet şifresi kırılmak suretiyle iki ayrı işlemle, sanık N.. G.. adına açılmış bulunan İş Bankası Üsküdar Şubesindeki hesaba saat 16.07 de E.. Ş.. adına kayıtlı bulunan hatta bağlı ..işlemcisi kullanılarak 600 TL Elektronik Fon Transferi edildiği, havale edilen tutarın nakit çekiminde kullanıldığı; devamında sanık G.. E.. adına açılmış bulunan aynı bankanın Elektrokent Şubesindeki hesaba saat 17.07 de yine E.. Ş..adına kayıtlı bulunan hatta bağlı ..işlemcisi kullanılarak 900 TL havale edildiği, havale edilen tutarın nakit çekiminde kullanıldığı, yapılan işlemlere ilişkin kamera görüntüsü bulunmadığı anlaşılmakla;
1-Havale işleminin gerçekleştirildiği sanıklara ait hesaplara ilişkin sözleşme asıllarının celp edilerek hesapların hangi tarihte oluşturulduğunun ve sanıkların kendi adlarına açılmış, aynı veya başka bankalar nezdinde farklı hesaplarının bulunup bulunmadığının sorularak, tespiti halinde farklı hesaplarında da benzer türde havale işlemleri yapılıp yapılmadığının araştırılması,
2-İlgili bankanın cevabi yazısı uyarınca gönderilen sanık N.. G..’a ait banka hesap ekstresinin incelenmesinde, aynı gün ve Y.. A.. isimli kişinin İşbankası nezdinde bulunan hesabından 5 TL, Yapı Kredi Bankası müşterisi olan dava dışı Erotek firmasından 1000 TL, katılan Tetra firmasından 1800 TL daha paranın sanık hesabına EFT edildiği, bu tutardan 800 TL ve 200 TL nin ATM cihazından bankamatik kartı ile çekildiği, geri kalan miktarın ise alışverişte kullanıldığının anlaşılması karşısında, Y.. A..ve Erotek firmasının hesabından gerçekleştirilen havale işlemlerinde kullanılan IP numarasının tespiti ile başka kişilerinde suçla bağlantıları üzerinde durulması,
3-Sanık N.. G.. ile sanık G.. E..’ın, hatırlayamadıkları bir tarihte banka kartını kaybettikleri yolunda savunmada bulundukları görülmekle, kayıp kart başvurusunda bulunup bulunmadıklarının ilgili bankadan sorularak, başvuruya ilişkin belgelerin istenmesi, ayrıca sanıklara kartın şifresini kart üzerine yazıp yazmadıkları veya üçüncü kişiler ile paylaşıp paylaşmadıkları hususunun açıklattırılarak, var ise şifre değişim talebine ilişkin ilgili bankalar nezdinde ses kayıtlarının bulunup bulunmadığının sorulması ile üzerinde teknik inceleme yaptırılması,
4-Sanık N.. G..’ın Erotek firmasına yönelik eylemi nedeniyle açılan İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/38 Esas sayılı dava dosyası ile, sanık G.. E..’ın UYAP kaydında görülen aynı suçtan başka müştekilere yönelik eylemi nedeniyle açılan dava dosyalarının akıbetlerinin araştırılarak, Y. A..’nın 25.2.2008 tarihli müracaatında, adına İşbankası Kanarya Şubesinde hesap açılıp bu hesaptan 5 TL nin çekildiği yolunda şikayette bulunduğu görülmekle soruşturma akıbetinin öğrenilerek bu dosyanın da celp edilerek dosyalara yansıyan delillerin değerlendirilmesi,
5-Sanıklar N..ve G.. hesabına gönderilen her iki havale işleminin birbirine yakın zaman aralığında gerçekleşmesi dikkate alınarak, sanıkların suç tarihinde adlarına kayıtlı bulunan cep numaralarının tespiti ile baz istasyonlarını da gösterir şekilde görüşme dökümlerinin celp edilerek, birbirleriyle bağlantılı olup olmadıkları, suçun işlendiği yerde bulunup bulunmadıkları hususu üzerinde durulması,
6-IP adresini kullanan hat sahibi E.. Ş.. hakkında detaylı araştırma yapılarak teminine çalışılması, IP girişinin hangi semt ve vericiden yapıldığının araştırılarak sanıklarla ilişkilendirilmesi yoluna gidilmesi ile sonucuna göre tüm deliller çerçevesinde sanıkların hukuksal durumunun değerlendirilmesi gerekirken, bu konularda kovuşturma genişletilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
7-Katılan şirketin banka hesabına internet bankacılığı yoluyla girip, hesabındaki parayı kendi hesaplarına transfer edip nakit çekiminde kullanmak suretiyle menfaat sağlayan sanıkların eyleminin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.11.2009 gün ve 193/268 sayılı kararında açıklandığı üzere; TCK.nun 142/2-e maddesindeki bilişim sisteminin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturacağının gözetilmemesi,
8-Bu dava sebebiyle yapılan ve sanık G.. E..’ın sarfına neden olduğu 12,25 TL davetiye giderinin 6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle sanığa yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin gözetilmemesi,
9-Suça konu havale işlemlerini gerçekleştiren IP işlemcisi kullanıcısı olan E.. Ş..ile ilgili olarak yapılan işlem akıbetinin öğrenilmesi ile dava açıldığının anlaşılması halinde dava dosyasının celbi, gerektiğininde davaların birleştirilmesi yolunda gidilmesi gerektiği hususunun değerlendirilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık G.. E.. müdafii ile sanık N.. G.. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMUK 326/son maddesi gereğince ceza süresi yönünden sanıkların kazanılmış hakkının gözetilmesine, 16.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.