YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4390
KARAR NO : 2013/5378
KARAR TARİHİ : 07.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak, mala zarar verme, görevliye yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I)Sanıklar … ve …’ye yüklenen hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları bakımından yapılan incelemede;
Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum oldukları anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6 maddesinin a bendinde yazılı ” kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıkların, katılanın oturduğu binanın içerisine girip, 6. katta bulanan katılana ait dairenin ahşap kapısını sert bir cisimle zorlayıp içeri girecekleri sırada, tanık …’yu görüp kaçtıklarının anlaışılması karşısında, konut dokunulmazlığını ihlal suçunun tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek eksik cezaya hükmolunması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA;
II)Sanık …’ye yüklenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu bakımından yapılan incelemede;
Olay öncesinde Karadeniz Ereğli ilçesinde bohçacılık yaparken şüphe üzerine görevlilerce fotoğrafı alınan ve olay sonrasında ise, bu fotoğraflar üzerinden tanıklarca teşhis edilen sanık …’nin fotoğrafının ilk olarak alındığı sırada görevlilere yengesi …’nin kimlik bilgilerini vermesi şeklindeki somut olayda; …’nin kimlik bilgilerini kesinleşmiş cezasının bulunması nedeniyle verdiğine ilişkin aksi
kanıtlanamayan beyanı karşısında, sanığın işlediği bir suç bulunmayıp, hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek yönünde bir amacının da bulunmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nın 268/1. maddesi atfı ile aynı yasanın 267. maddesinde yazılı iftira suçunun da oluşmayacağı dikkate alınarak ilgili emniyet biriminden, sanığın fotoğrafının alınması sırasında tutulan bir tutanağın bulunup bulunmadığının sorularak, varsa bu tutanağın getirtilip sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 206/1. maddesinde yazılı suçun oluşup oluşmayacağının tartışılmaması; böyle bir tutanağın bulunmaması halinde ise, dosyada mevcut fotoğraflar ile yanında bulunan yazıdan ibaret olup belge niteliği taşımayan bilgi notu nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 07/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.