Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/7087 E. 2014/11848 K. 31.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7087
KARAR NO : 2014/11848
KARAR TARİHİ : 31.03.2014

Tebliğname No : 2 – 2012/97495
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/02/2012
NUMARASI : 2010/919 (E) ve 2012/35 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar vermek

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hırsızlık suçuna konu eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan ayrılarak hüküm kurulmasında yasaya aykırılık bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Müştekinin saat 22:30 sıralarında işyerini kapattığını, saat 07:00 sıralarında işyerini açtığında hırsızlık eyleminin gerçekleştiğini fark ettiği; suça sürüklenen çocuğun saat belirtmeden hırsızlık eylemini kabul etmesi ve UYAP kayıtlarına göre güneşin Pendik İlçesinde saat 07:13’de doğmuş, saat 17:20’da batmış olması da dikkate alındığında, TCK’nın 6/1-e maddesine göre, eylemin gece gerçekleştiğine dair delil bulunmadığı halde, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerekirken TCK’nın 143. maddesince artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk O.. S.. ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçu ile ilgili hüküm fıkrasından TCK’nın 143. maddesine ilişkin bölüm karardan çıkartılması suretiyle; hakimin takdir hakkına dokunulmadan TCK’nın 142/1-b ve 31/3 maddeleri uyarınca sonuç olarak 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılması tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müştekinin saat 22:30 sıralarında işyerini kapattığını, saat 07:00 sıralarında işyerini açtığında hırsızlık eyleminin gerçekleştiğini fark ettiği; suça sürüklenen çocuğun saat belirtmeden hırsızlık eylemini kabul etmesi ve UYAP kayıtlarına göre güneşin Pendik İlçesinde saat 07:13’de doğmuş, saat 17:20’da batmış olması da dikkate alındığında, TCK’nın 6/1-e maddesine göre, eylemin gece gerçekleştiğine dair delil bulunmadığı halde, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği işyeri dokunulmazlığını ihlal eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerekirken TCK’nın 116/2 maddesi yerine aynı maddenin 4. fıkrasınca uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmiş olması,
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları bakımında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden en üst oranda hüküm kurulması suretiyle TCK’nın 61 ve 5271 sayılı CMK’nın 230. maddesine aykrı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk O.. S.. ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 31.03.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.