Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/10422 E. 2014/32125 K. 17.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10422
KARAR NO : 2014/32125
KARAR TARİHİ : 17.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosyada mevcut nüfus kayıt örneği ve gerekçeli karar başlığındaki kimlik bilgilerinden suça sürüklenen çocuk …’in doğum tarihinin 01.06.1995 olduğu ve suç tarihi olan 01.06.2012 tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilam yönünden gereğinin takdir ve ifası için mahal mahkemesince ilgili mahkemelerine ihbarda bulunulması mümkün görülmüştür.
Suça sürüklenen çocuk hakkında 01.06.2012 tarihinde ekonomik sosyal durum araştırmasının yapıldığı ve aynı tarihli adli doktor raporunda belirgin bir psikopatolojik bulgunun saptanmadığının belirtildiğinin anlaşılması karşısında; temyiz inceleme tarihinde 18 yaşını doldurmuş olan suça sürüklenen çocuk hakkında bu aşamadan sonra sosyal inceleme raporunun düzenlettirilmesi sonuca etkili görülmediğinden; sosyal inceleme raporunun alınmaması yada alınmama nedeninin karar yerinde açıklanmaması bozma nedeni yapılmamıştır.
Gerekçeli karar başlığında belirtilen ve dosya içeriği ile uyumlu, suça sürüklenen çocuğun doğum tarihi, suç tarihi, yaş nedeniyle uygulanan yasa maddesi ve indirim oranı karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde “15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılmakla” yerine “12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılmakla” şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görükmekle bozma nedeni yapılmamıştır.
Suça sürüklenen çocuğun tutuklukta kaldığı tarih ve sürenin gerekçeli karar başlığında belirtilmemesi yerinde giderilebilir eksiklik olarak değerlendirildiğinden, aynı yasanın 63. maddesi gereği tutuklulukta geçirdiği sürenin cezasından mahsubuna karar verilmemesi ise, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Konut dokunulmazlığını ihlal suçu birden fazla kişi tarafından gerçekleşmiş olmasına karşın suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça sürüklenen çocuğun sarfına sebebiyet verdiği 17 TL yargılama giderinin, 6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle sanığı yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama gideri ile ilgili bölüm çıkarılarak yerine ”Sanığın sarfına sebebiyet verdiği 17 TL yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi uyarınca Devlet hazinesine yüklenmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.