Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/10537 E. 2014/20779 K. 10.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10537
KARAR NO : 2014/20779
KARAR TARİHİ : 10.06.2014

Tebliğname No : 6 – 2013/199040
MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/01/2013
NUMARASI : 2006/1015 (E) ve 2013/35 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
UYAP’tan alınan güneş doğuş batış çizelgesine göre olay günü güneşin saat 05.42’de doğduğu, saat 20.23’te battığı, soruşturma aşamasında mağdur M.. G..’ün; telefonları ile parasının çalındığını gece saat 03.00’te fark ettiğini, mağdur B.. B..’ın sanıklardan M.. G.. ve Y.. Ü..’ın gece saat 03.00 sıralarında çaldıklarını anlattıklarını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında, 5237 Sayılı TCK’nın 143/1. maddesinin takdir hakkı kullanılmak suretiyle artırım oranının belirlenerek uygulanmasında bir isabetsizlik görülmeyerek tebliğnamede bu hususta bozma isteyen 2 ve 3 numaralı düşüncelere iştirak edilmemiştir.
A-Sanıklar M.. G.. ve Y.. Ü.. hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca iştirak halinde işlenen bir suç nedeniyle mahkum edilen sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine sanıkların yargılama giderlerinin tamamından müteselsilen sorumlu tutulmaları,
Bozmayı gerektirmiş o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin cümlede “müteselsilen” kelimesinin çıkarılarak, yerine “eşit olarak” kelimesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanıklar Ö.. E.. ve H.. H.. hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık Ö.. E.. tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Yakalama tutanağına göre; sanıklar yakalandığında sanıklardan Ö.. E..’nin mağdur M.. G..’e ait telefonları sakladıkları yeri gösterdiğinin belirtildiği, mağdur B.. B..’ın ise soruşturma aşamasındaki ifadesinde; telefonları sanıklardan Y.. Ü.. ve Ö.. E..’nin kayalıkların arasına sakladığını ve kendisinin yer göstermesi ile polisin telefonları bulduğunu beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; yakalama tutanağı mümziileri ve mağdur B.. B.. da dinlenerek tutanak ve beyan arasındaki çelişki giderildikten sonra, şayet telefonların yerini sanık Ö.. E.. göstermiş ise; mağdur M.. G..’e kısmi iadeyi sağlamış olacağından 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi gereğince şikayetçiye kısmi iade nedeniyle ceza indirimine rıza gösterip göstermeyeceğinin sorularak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık H.. H..’in yüklenen suça iştirak ettiğine dair hükümlülüğüne yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
3-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca iştirak halinde işlenen bir suç nedeniyle mahkum edilen sanıkların sebebiyet verdiği yargılama giderinden ayrı sorumlu tutulmaları yerine sanıkların yargılama giderlerinin tamamından müteselsilen sorumlu tutulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık Ö.. E.. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10.06.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.