Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/10564 E. 2014/33356 K. 25.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10564
KARAR NO : 2014/33356
KARAR TARİHİ : 25.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, başkasına ait kimlik biligilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan da kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, mahkemesince zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Hırsızlık suçunun tarihi 17.11.2011, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun tarihi ise 19.11.2011 olduğu halde, 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı olarak 28.09.2012 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Hırsızlık suçuna ilişkin olarak, suç tarihi olan 17.11.2011’de güneşin 16:49’da battığı, 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesi gereğince gece vaktinin 17:49’da başladığı, 20.11.2011 tarihli CD izleme ve çözümleme tutanağı içeriğine göre, olayın 18:34-18:39 sıralarında gerçekleştiğinin, buna göre suçun gece sayılan zaman diliminde işlendiği anlaşılmasına karşın, 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına dayanak yapılan Kartal 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.09.2011 tarih, 2011/563-534 E.-K. sayılı ilamının suç tarihlerinden sonra 28.11.2011 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 58. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.11.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.