YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11687
KARAR NO : 2014/34217
KARAR TARİHİ : 02.12.2014
Tebliğname No : 2 – 2013/48371
MAHKEMESİ : Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/12/2012
NUMARASI : 2012/464 (E) ve 2012/742 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
16.09.2010 olan suç tarihinin, 5271 sayılı CMK nın 232/2-c maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında 16.08.2010 olarak yanlış gösterilmiş olması mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hatası kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Ş.. Ç..’nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından, TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dairemizce de benimsenen ve Y.C.G.K.’nın 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir.
Somut olayda ise, sanık ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen Burak Akdemir’in, müştekinin ikametine hırsızlık amacıyla girerek, yan ekipmanları ile birlikte orijinal kutusu içinde bulunan cep telefonunu çaldıkları, suça konu telefonun görüşme dökümlerinin incelenmesinde suç tarihi olan 16.09.2010 günü saat 22.18 de M…t S.. adına kayıtla hatla kullanıldığının tespit edildiği, bunun üzerine Mehmet Sağıroğlu’nun, telefonu kendisine B…A..’in 200 TL karşılığında sattığını söyleyerek, B…’ın kimlik fotokopisini sunduğu ve kendi rızasıyla telefonu kolluk güçlerine teslim ettiği, bu yolla ele geçirilen telefonun, kutusu ile birlikte müştekiye iade edildiği, B.. A.. ve onun beyanına göre ulaşılan sanığın, aşamalarda atılı suçlamayı kabul ederek olay nedeniyle çok pişman olduklarını ve müştekinin zararlarını gidermek istediklerini söyledikleri, Burak Akdemir’in babası olan S.. A..r’in 30.11.2010 tarihli soruşturma aşamasında dinlenmesinde, Mehmet Sağıroğlu ile görüştüğü, kendisine 200 TL vererek suç nedeniyle oluşan zararını giderdiği yönünde beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında, iyiniyetli satın alan konumunda bulunan Mehmet Sağıroğlu’nun tanık sıfatıyla celbi ile suçtan sonra doğan zararının giderilip giderilmediğinin sorularak elde edilecek sonuca göre sanık hakkında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
3-16.09.2010 olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 16.08.2010 olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK nın 232/2-c maddesine aykırılık meydana getirilmesi,
4-Bu dava sebebiyle yapılan 7 TL davetiye giderinin 6352 sayılı Yasanın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle sanığa yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin değerlendirilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık Ş.. Ç..’nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 02.12.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.