Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/11690 E. 2014/34976 K. 09.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11690
KARAR NO : 2014/34976
KARAR TARİHİ : 09.12.2014

Tebliğname No : 2 – 2013/48075
MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/11/2012
NUMARASI : 2010/555 (E) ve 2012/3105 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya kapsamından, olay günü tespit edilemeyen bir vakitte müştekinin Saki Bar isimli işyerine mutfak kapısından, her hangi bir zorlama olmaksızın girilerek, toplamda 6000 TL değerindeki laptop, müzik alet takımı, alkollü içeceklerin çalındığı, olay yerinde yapılan incelemede, her hangi bir delilin elde edilemediği, müştekinin 05.11.2009 tarihli müracaatında şüphelendiği kimsenin olmadığı yolunda beyanda bulunduğu, olayla ilgili tahkikat devam etmekteyken, müştekinin 20.11.2009 tarihli ek müracaatında, olayın şoku ile kimseden şüphelenmediğini söylediği, ancak işyerinde daha önceden 4 gün süre ile çalışan sanığın, işten ayrıldıktan 2 hafta sonra kendi işyerinde hırsızlık olayının meydana geldiği, sanığın 19.11.2009 tarihinde Arma Bar isimli başka bir işyerinden hırsızlık olayına karıştığını öğrendiği, sanığın, bu ikinci işyerinde de birkaç gün çalışıp ayrıldığını, olaydan sonra işyerine girilen mutfak kapısı anahtarını aradığı halde bulamadığı, sanığın, çalıştığı dönemde çöp dökmek amacıyla bu kapıyı kullanmış olduğu ve bu nedenle sanıktan şüphelendiğini beyan ettiği, bunun üzerine sanık hakkında kamu davası ikame edildiği, sanığın atılı suçu kabullenmediği, yakalandığı Arma Bar’dan hırsızlık eylemini kendisinin gerçekleştirdiği, ancak diğer olayları kabul etmediği yolunda savunmada bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın yüklenen suçu işlediğini gösterir, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığı gözetilmeden “şüpheden sanık yararlanır” evrensel ceza hukuku ilkesi uyarınca atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraati yerine yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Bu dava sebebiyle yapılan 14,00 TL davetiye giderinin 6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle sanığa yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin değerlendirilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık F.. A..’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 09.12.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.