YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12190
KARAR NO : 2014/31814
KARAR TARİHİ : 12.11.2014
Tebliğname No : 6 – 2013/219367
MAHKEMESİ : Selçuk Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/11/2012
NUMARASI : 2012/237 (E) ve 2012/448 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, müştekinin park halindeki motorsikleti başında gördüğü dört şahsın bağırması üzerine motorsikletlerine binerek kaçtıklarının ve bunlardan yakalanan Ercan ve Ş.. A..’ın kollukça şüpheli sıfatıyla alınan beyanlarında, sanığın müştekiye ait motorsikletten 1 lt kadar benzini alarak kendi motorsikletine doldurduğunu, müştekinin bağırması üzerine yanında bulunan H.. A.. ile birlikte motorsiklete binerek uzaklaştıklarını iddia etmeleri karşısında, soruşturmada dinlenmeyen H..A..ile tanıklar E.. ve Ş.. A..’ın adresleri araştırılarak tanık sıfatıyla dinlendikten sonra, kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik kovuşturma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Park halindeki müştekiye ait motorsikletin deposundan benzin çalma eylemi nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 142/1-e maddesi yerine 141/1 maddesiyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
b- Motorsiklet yakıtının bitmek üzere olması nedeniyle müştekiye ait park halindeki motorsikletin deposundan çalınan 4-5 lt benzinin bilinen değerinin az olduğu gözetilerek, suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle TCK’nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle TCK’nın 145. maddesinin uygulanmaması,
C-Kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yalnızca, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık R.. A..’ın temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 12/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.