Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/12523 E. 2015/12292 K. 01.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12523
KARAR NO : 2015/12292
KARAR TARİHİ : 01.07.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
O Yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyizinin beraat eden sanıklar … ve … hakkında kurulan tüm hükümlere yönelik olduğu, katılan … Şirketi vekilinin temyizinin ise tüm sanıkların kendi şirketlerine yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlere ilişkin olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık… tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
I-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerde, katılan şirketlere yönelik eylemlerde kullanılan banka kartlarının sanıklar … ve … adına kayıtlı olduğunda herhangi bir şüphe bulunmadığı, sanık …’in bu kartı kendisinin kullanmakta olduğunu ve şifresini de kendisinin belirlediğini, ancak suç tarihinde kendisine havale geleceğini söyleyip kartını isteyen diğer sanık …’e kullanması için verdiğini ve şifresini de söylediğini, bundan bir süre sonra da …’dan arayan katılan … şirketinin bir görevlisinin hesabına yanlışlıkla 3000-TL para havale edildiğini söylediğini, bu hususu sanık … …’e söylediğini, ancak onun banka kartını … isimli birine verdiğini söylemesini istediğini, bu nedenle kollukta onun istediği şekilde ifade verdiğini, bilahare de bu ifadesinden dönerek gerçek durumu aktardığını ,katılan … şirketine ait olaydan ise ancak emniyette haberdar olduğunu savunduğu, sanık …’in ise sanık …’den daha öncesinde … kartını alarak kullandığını ve iade ettiğini, ancak … kartını almadığını, suçlamayı kabul etmediğini savunduğu, sanık …’ın ise savunmasında suçta kullanılan hesaba ilişkin … kartını bir süre öncesinde kaybettiğini, bu nedenle de kartın iptali için bankaya müracaat ettiğini, bu surette yüklenen suçu işlemediğini bildirdiği anlaşılmakla, öncelikle sanık …’in suç tarihinde kullandığı belirlenen … nolu hattının suç tarihinden 1 ay öncesi ve 1 ay sonrasına ilişkin baz istasyonlarını da içerir şekilde görüşme kayıtlarının getirtilmesi, bu görüşme kayıtlarının sanık…’in suç tarihinde kullandığı GSM hatlarının suç tarihinden 1 ay öncesine ve 1 ay sonrasına ilişkin görüşme kayıtları ile karşılaştırmalı olarak incelenmesi, GSM hatlarının suç tarihi ve saatinde sinyal aldığı baz istasyonlarının belirlenmesi, ayrıca sanıklar … ve …’ın ilgili banka hesaplarına ilişkin suç tarihi öncesi ve sonrasına ilişkin 1’er yıllık hesap hareketlerinin getirtilerek gerektiğinde bilirkişi marifetiyle incelenmesi, yine sanık …’ın suça konu banka kartını kaybettiğine ilişkin savunmasına dönük olarak ilgili bankaya herhangi bir müracaatının olup olmadığının, müracaatı varsa hangi tarihte ve ne şekilde müracaat edildiğinin araştırılması, yapılacak inceleme sonucuna göre kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek sanıklar … ve …’ın hukuki durumlarının taktir ve tayini gerektiği halde, eksik inceleme ile yazılı şekilde beraatlarına karar verilmesi,
II-Sanık …yönünden kabule göre de ;
1-Sanık… hakkında katılan… Şirketine yönelik kurulan hükümde, sanığın katılan şirkete ait banka hesabına internet bankacılığı yolu ile izinsiz erişim sağlayarak toplam 3000-TL parayı kendisine ait bir banka hesabına aktardığı, ancak eylemin ilgili banka tarafından fark edilmesi üzerine hesabındaki paranın bloke edilerek tekrar katılanın banka hesabına aktarıldığı anlaşılmakla, sanığın tarif edilen eyleminin TCK’nın 142/2-e maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanık… hakkında katılan … Şirketine yönelik kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nın 53.maddenin 3. fıkrasına göre, uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı maddenin 1.fıkrasının (c) bendinde öngörülen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğu uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3-Sanık … hakkında katılan … Şirketine yönelik kurulan hükümde, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine ve sanık aleyhine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 01/07/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.