YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12539
KARAR NO : 2014/13739
KARAR TARİHİ : 10.04.2014
Tebliğname No : KYB- 2014/65828
Hırsızlık suçundan sanık Ş.. C..’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ikişer kez 142/1-b, 143 ve 62. maddeleri gereğince iki defa 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin 24/06/2009 tarihli ve 2003/247 esas, 2009/367 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 07/02/2014 tarih ve 2013/2956/9470 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/02/2014 tarih ve 2014/65828 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, anılan kararda tekerrür hükümlerinin uygulanmasının yanlış olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından mahkemece bir karar verilmesinin talep edilmesi üzerine, Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin 29/08/2013 tarihli ve 2003/247 esas, 2009/367 sayılı ek kararında, daha önce kesinleşen kararın tekerrüre ilişkin kısmının infaz aşamasında ek kararla çıkarılamayacağından bahisle talep konusunda bir karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara yönelik itirazın da Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/10/2013 tarihli ve 2013/722 değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmakla, söz konusu mercii kararı aleyhine kanun yararına bozma yoluna başvurulmaksızın yapılan incelemede,
Yargılama konusu olayda suç tarihinin 22/10/2003 olduğu cihetle Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 05/11/2013 tarihli ve 2012/19638 esas, 2013/31876 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5377 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle 29/06/2005 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 01/06/2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden 5237 sayılı Kanun’un lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamalarda, aynı Kanun’un 58. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlünün eyleminin, 765 sayılı yasanın 493/1-son maddesinde kaldığına ilişkin mahkeme kanaatinin olaya uygun düşmesi ve önceden işlediği hırsızlık suçu nedeniyle hakkında 765 sayılı TCK’nun 81/2 maddesinin uygulanması gereken hükümlü için, anılan yasanın 522. maddesi uyarınca indirim yapma imkanının bulunmaması sebebiyle, 5237 sayılı yasanın lehe bulunarak yapılan uygulamanın yerinde olduğu görülmekle;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK.nun lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmakla,
Kanun Yararına Bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden kabulü ile, hırsızlık suçundan hükümlü Ş.. C.. hakkında Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 03.10.2013 gün ve 2013/722 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı yasanın 309/4-d maddesi uyarınca dairece karar verilmesi gerektiğinden, adı geçen mahkeme ilamında, hükümlü için hırsızlık suçu ile ilgili olarak 13 ve 14 numaralı hüküm fıkralarından, 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılmasına, hükümdeki diğer hususların aynen muhafazasına, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahal mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.