Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/13759 E. 2014/34949 K. 08.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13759
KARAR NO : 2014/34949
KARAR TARİHİ : 08.12.2014

Tebliğname No : 2 – 2013/61048
MAHKEMESİ : Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/12/2012
NUMARASI : 2012/701 (E) ve 2012/974 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdurun aşamalarda alınan beyanlarında, olay günü eşinin saat 19.30 sıralarında evden ayrılıp, aynı gün 21.50 sıralarında eve döndüğünde hırsızlık yapıldığını gördüğünü belirttiği, sanığın savunmalarında olay günü 20.00-20.30 sıralarında ikamet ettiği Bayraklı’dan motorsiklet ile Menderes ilçesine gelerek bir süre hırsızlık amacıyla girebileceği evleri dolaşıp sonra mağdura ait eve girdiğini söylediği, 02.06.2012 tarihli tutanak içeriğine göre de; olaydan sonra sanığın aynı gece 21.50 sıralarında Bayraklı’da kolluk görevlileri tarafından suça konu eşyalar ile birlikte yakalandığının anlaşılması karşısında; uyap kayıtlarına göre, yaz saati uygulaması da dikkate alınarak suç tarihinde güneşin saat 20.34’de battığı, gece vaktinin 21.34’de başladığı, sanığın yakalandığı Bayraklı ile olayın gerçekleştiği Menderes arasındaki mesafede gözetilerek suçun sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında TCK’nın 143. maddesi ile cezada arttırım yapılması,
2-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık B.. Ö.. ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320
sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 143. maddesinin” ”uygulanmasına ilişkin bölüm ile TCK’nın 62 maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümde yer alan ‘‘3 yıl 4 ay’’ ‘a ilişkin ibare çıkarılıp, yerine ”2 yıl 6 ay’’ ibaresi eklenerek sonuç cezanın 2 yıl 6 ay hapis cezasına indirilmesi, yine hüküm fıkrasında yer alan ”53. maddenin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdurun aşamalarda alınan beyanlarında, olay günü eşinin saat 19.30 sıralarında evden ayrılıp, aynı gün 21.50 sıralarında eve döndüğünde hırsızlık yapıldığını gördüğünü belirttiği, sanığın savunmalarında olay günü 20.00-20.30 sıralarında ikamet ettiği Bayraklı’dan motorsiklet ile Menderes ilçesine gelerek bir süre hırsızlık amacıyla girebileceği evleri dolaşıp sonra mağdura ait eve girdiğini söylediği, 02.06.2012 tarihli tutanak içeriğine göre de; olaydan sonra sanığın aynı gece 21.50 sıralarında Bayraklı’da kolluk görevlileri tarafından suça konu eşyalar ile birlikte yakalandığının anlaşılması karşısında; uyap kayıtlarına göre, yaz saati uygulaması da dikkate alınarak suç tarihinde güneşin saat 20.34’de battığı, gece vaktinin 21.34’de başladığı, sanığın yakalandığı Bayraklı ile olayın gerçekleştiği Menderes arasındaki mesafede gözetilerek suçun sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında TCK’nın 116/4 maddesi uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık B.. Ö.. ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.