YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14168
KARAR NO : 2014/35422
KARAR TARİHİ : 11.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, “…daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” görüşünün, TCK’nın 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır.
TCK’nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hakim indirim oranını TCK’nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır. TCK’nın 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hakim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmayacak, olayın özelliği, mağdurun konumu, failin kişiliği ve suçun işleniş şekli, her olayda değerlendirmeye konu edilecek, meydana gelen haksızlığa faili iten etkenler ve bu haksızlığın mağdur üzerindeki etkileri de gözetilerek, maddenin uygulanıp uygulanmaması ve özellikle ceza verilmeme haliyle ilgili seçeneğin, eylemin failine uygun düşüp düşmeyeceği belirlenecek ve takdirin gerekçesi de kararda gösterilecektir.
Somut olayda ise; katılan …’e ait ekili tarladan bilirkişi raporuna göre 5,25 TL değerinde buğday çalmaya teşebbüs eden sanık hakkında, suçun işleniş şekli ve özelliklerine göre mahkemenin ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre katılan … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 11.12.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Olay günü sanık, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne ait tarlada ekili buğday Ekinini biçip, beş çuvalını romörke koymuş, bir çuvalını ekinle doldurup hendek içine bırakmış ve dört ayrı yerde de öbekler halinde yığmış, ancak güvenlik görevlilerinin gelmesi neticesinde fiilini tamamlayamamış, hırsızlık eylemi teşebbüs aşamasında kalmıştır. Mahkemeş değerin azlığı gerekçesiyle sanık hakkında TCK’nın 145. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar vermiştir.
Dairemizin sayın çoğunluğu, mahkemenin verdiği bu kararın onanması yönünde görüş bildirmiştir.
Kanaatimce olayımızda, sanığın eylemi için, TCK’nun “malın değerinin az olması” madde başlığı altındaki 145. maddesinde yer alan “hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” hükmündeki ”ceza verilmesine yer olmadığına” yönündeki bir kararın verilmesi doğru değildir.
Şöyleki;
1)TCK’nın 145. maddesi, kovuşturma evresini yapan hâkime takdir hakkı tanıyan bir hüküm içermektedir.Değer maddi olarak az ise hâkim, anılan madde uyarınca şartların mevcut olduğunu kabul ederek cezadan indirim yapabileceği gibi, aksi kanaatte ise bu indirimi tatbik zorunda değildir.
Zaten maddenin metnindeki tatbik mecburiyeti içermeyen “yapılabileceği gibi” ve ”vazgeçilebilir” sözcükleri hâkime tanınan takdir hakkını ortaya koymaktadır. Maddenin gerekçesinde de “madde metninde, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle cezadan indirim yapılması veya ceza vermekten sarfınazar edilmesi konusunda hâkime takdir yetkisi tanınmıştır.” denmiştir.
2)Öncelikle, suç konusu eşyanın değerinin çok fazla olmaması, bu durumun mutlaka sanığa, lehine kullanılmasını gerektiren bir imkân sağlamaz.
Değer azlığı hükmü; sanık tarafından ihlâl edilen hukukî değerden, failin kastından, amacından, fiilinden, mağdurdan umduğu neticeden bağımsız olarak peşin ve mutlak şekilde kazanılmış bir hak değildir.
Olayımızda, sanık, yeşil buğday ekini bulunan tarlanın yaklaşık 25 metre karesini biçmiş, bir kısmını romörke yüklemiş, yeşil ekini biçmeye devam ettiği sırada, güvenlik görevlilerinin olay yerine gelmesi neticesinde fiilini tamamlayamamış, eylemi teşebbüs aşamasında kalmıştır. Sayın çoğunlukta eylemin teşebbüs aşamasında kaldığını kabul etmiştir. Suç mahalline traktörle gelen sanığın, eylemi teşebbüs safhasında kalmamış olsa idi daha ne kadar ekini biçecekti, belli değildir. Mahkemenin daha fazlasını alma imkanı varken sanığın daha azını aldığı yönündeki değerlendirmesi de, bu sebeple yerinde değildir. Bilirkişinin değere ilişkin tesbiti de doğru bulunmamıştır. Bu nedenle çoğunluğun, ”ekili tarladan bilirkişi raporuna göre 5.25 TL değerinde buğday çalmaya çalışan sanık hakkında mahkemenin ceza verilmesine yer olmadığına dair kararı yerinde bulunarak onanmasına karar veren görüşüne iştirak etmiyorum.