Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/14238 E. 2014/32233 K. 17.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14238
KARAR NO : 2014/32233
KARAR TARİHİ : 17.11.2014

Tebliğname No : 2 – 2013/63585
MAHKEMESİ : İstanbul 1. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/12/2012
NUMARASI : 2011/44 (E) ve 2012/874 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihi itibari ile 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Yasanın 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmaması veya anılan Yasanın aynı maddesinin 3. fıkrasına göre de sosyal inceleme raporu alınmama nedeninin gerekçeli kararda gösterilmemesi,
2-Suça sürüklenen çocuğun müştekinin cep telefonunu çaldıktan sonra olay sırasında yanında bulunan ve evrakı ayrılan diğer şahıslar ile birlikte kaçmaya başladığı, müştekinin suça sürüklenen çocuğu çevredeki vatandaşların da yardımıyla kesintisiz takip sonucu yakaladığı ancak diğer şahısların kaçtıkları, suça sürüklenen çocuğun üst aramasında ise suça konu cep telefonunun bulunmadığının anlaşılması karşısında; suçun tamamlandığı dikkate alınmadan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 35/2. maddesi uyarınca indirim yapılarak eksik ceza tayini,
3-Suça sürüklenen çocukla birlikte olay yerinden kaçan ve kesintisiz takiple yakalanmayan A… Y..ın daha sonra çevrede kolluk görevlilerince yapılan araştırma sonucu yakalandığında suça konu cep telefonunun bulunduğu yeri söyleyerek buradan teminle müştekiye eksiksiz olarak iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-T.C. Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, suça sürüklenen çocuk için baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii ücretinin suça sürüklenen çocuktan alınmasına hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 35/2. maddesi uyarınca temel cezadan indirim yapılırken suç yolunda katedilen mesafe, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak alt sınıra yakın bir oranda indirim yapılması yerine en üst oranda indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk M.. T.. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son. maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, 17.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.