Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/17418 E. 2014/13636 K. 10.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17418
KARAR NO : 2014/13636
KARAR TARİHİ : 10.04.2014

Tebliğname No : 6 – 2013/173454
MAHKEMESİ : Turhal Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/03/2013
NUMARASI : 2012/493 (E) ve 2013/163 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Önceki bozma ilamında açıkça belirtildiği gibi, 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522. (pek hafif) maddelerinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu; sanığın şikayetinden vazgeçen mağdur Salim Arslan’a yönelik eyleminin, sadece 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 53. maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturup, 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi uyarınca mağdur Salim’in kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği de araştırılarak, aynı yasanın 168/1. maddesinin uygulanma şartları değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi gerekirken; çağrı kağıdı ile duruşmaya çağrılan mağdur Salim’in gelmemesi üzerine duruşmaya devam edilerek, mağdurun kısmi iadeye rıza gösterip göstermediğinin sorulması için zorla getirme emri ile çağrılması gerektiği düşünülmeden, “ sanığın suçlamayı ve uzlaşmayı kabul etmemesi ve herhangi bir ödeme yapmaması nedeniyle TCK’nın 168/2-4 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığı” şeklindeki bozma ilamına ve yasaya açıkça aykırı olan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Önceki hükmün, sanık T.. Ç..’nın mağdur M.. Ö..’e yönelik eyleminin hırsızlık suçunu oluşturmasına karşın, hatalı vasıflandırma sonucunda suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanık aleyhine bir temyizin bulunmadığı gözetilmeksizin, önceden hükmolunan 8 gün hapis ve 95 TL adli para cezasının da üzerine çıkılarak, 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilip, CMUK’nun 326/son maddesine aykırı bir biçimde sanığın kazanılmış hakkının ihlal edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık T.. Ç.. müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10/04/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.