YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17616
KARAR NO : 2014/18988
KARAR TARİHİ : 27.05.2014
Tebliğname No : 6 – 2013/229259
MAHKEMESİ : Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/05/2013
NUMARASI : 2012/923 (E) ve 2013/391 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık M.. L.. hakkında yapılan yargılama sonucunda, mahkemece, 24.9.2004 tarih 2004/518-684 Esas-Karar sayılı kararın, sanık tarafından temyiz talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 3.3.2006 tarihli kararı ile lehe Kanun değerlendirilmesi gerekçesi ile mahalline iade edildiği, mahkemenin 15.5.2007 tarih 2007/386 Esas 2007/485 Karar sayılı “765 sayılı TCK nın sanığın daha lehine olması nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına” dair kararının Dairemizin 12.11.2012 tarih 2011/20061 Esas 2012/23529 Karar sayılı ilamı ile “765 sayılı TCK ve 5237 sayılı TCK nın somut olaya ayrı ayrı uygulanarak, cezaların belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi” gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece, bozma ilamı sonrası yeniden yapılan yargılama neticesi 21.5.2013 tarih 2012/923 Esas 2013/391 Karar sayılı karar ile “24.9.2004 tarih 2004/518-684 Esas-Karar sayılı kararda 765 sayılı TCK ya göre sonuç olarak verilen 2 yıl 4 ay hapis cezasının aynen infazına” şeklinde karar verildiği, T.C. Anayasasının 141, 1412 sayılı CMUK.nun 32, 260, 308/7. maddeleri (5271 sayılı CMK.nun 34/1, 223/2, 230/2, 289/1-9. maddeleri) uyarınca mahkeme kararlarının; Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için gerekçe bölümünde mevcut delillerin irdelenmesi ve kanıtlarla sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, 24.9.2004 tarihli hükmün, sanığın temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 3.3.2006 tarihli kararı ile mahkemesine iade edilmekle ortadan kalktığı ve ortada atıf yapılacak bir hüküm bulunmadığının anlaşılması karşısında 5271 sayılı CMK nın 223. ve 232/6. maddeleri uyarınca yeni bir hüküm tesis edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık M.. L.. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27.05.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.