Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/17933 E. 2014/20743 K. 10.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17933
KARAR NO : 2014/20743
KARAR TARİHİ : 10.06.2014

Tebliğname No : 13 – 2014/74436
MAHKEMESİ : Kilis 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/01/2014
NUMARASI : 2013/187 (E) ve 2014/3 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar vermek

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
03.12.2013 tarihinde gece saat 02.30’da D.. Pazarı Caddesi üzerinde şüphe üzerine polis tarafından yakalanan Suriye uyruklu üç şahıstan biri olan A..A.. isimli şahsın elindeki çantada aynı gece R.. İletişim isimli işyerinden çalınan cep telefonları ve flash bellekler arasında bulunan bir adet Scandisk marka 8 GB flash bellek ile bir adet Samsung .. marka cep telefonunu, sanığın müdafi huzurunda ve tercüman aracılığıyla alınan ifadesinde, 03.12.2013 tarihinden 3-4 gün önce Kilis’te bir cep telefoncudan çalıp kullanmak için üzerinde taşıdığını söylediğinin; suça konu eşyanın değerinin tespitinden sonra müştekiye teslim edildiğinin; sanığın müştekinin işyerinden M..V..ve Ö..Ş..isimli Suriye uyruklu iki şahıs ile birlikte suçu işlediğini müdafi huzurunda ikrar ettiğinin ve işyerinden cep telefonu ve yedek parçaları yanında sigara da çalındığı, olaydan sonra işyeri içindeki bir adet sigara paketi üzerinden alınan parmak izinin sanığa ait olduğunun tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki eksik araştırma nedeniyle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
A- Hırsızlık ve geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
 Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
 Ancak;
 Türkçe bilmeyen Suriye uyruklu sanık için görevlendirilen tercümanın giderlerinin 5237 sayılı TCK’nın 324/5 maddesine göre yargılama gideri sayılmayacağı ve Devlet Hazinesinden karşılanması yerine sanıktan tahsiline karar verilmesi, 
Bozmayı gerektirmiş, sanık S.. B.. müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.
maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında “tercüman bilirkişi M.. A.. M..’e ödenen 40 TL. yargılama giderinin 5271 sayılı CMK’nın 324-330 maddeleri uyarınca sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına” ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Mala zarar vermek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
 Ancak;
 1- Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen 5237 sayılı TCK’nın 50/2 maddesi gereğince hapis ve adli para cezasının seçenek olarak düzenlendiği durumda hapis cezasının tercih edilmesi halinde bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilip, 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 62 maddesi gereğince hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı Kanunun 50/3 maddesindeki yasal zorunluluk gereğince adli para cezası dışında 50/1 maddesindeki seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi zorunluluğu,
2- Türkçe bilmeyen Suriye uyruklu sanık için görevlendirilen tercümanın giderlerinin 5237 sayılı TCK’nın 324/5 maddesine göre yargılama gideri sayılmayacağı ve Devlet Hazinesinden karşılanması yerine sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık S.. B.. müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.