Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/20163 E. 2015/18539 K. 24.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20163
KARAR NO : 2015/18539
KARAR TARİHİ : 24.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-04.02.2012 tarhli tutanak içeriğine göre, ring görevini ifa eden ekipleri gören sanıkların araca binerek kaçmaya başladıkları, dur ikazına uymayarak kaçmaya devam ettikleri, göz takip mesafesi kaybedilmeksizin kovalamaya devam edilen araçtan inerek kaçmaya çalışan sanıklardan …’un olay yerinde yakalandığı, aracın bagaj kısmında ve aracın kaçmaya başladığı sokak içerisinde yapılan araştırma sonucu, toplam 215 adet katılan kuruma ait kesilmiş halde yer altı şebeke kablosunun ele geçirlerek katılan kurum yetkilisine teslim edildiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, haklarında tamamlanmış hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
2-Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılan …’dan kiralamış olduğu aracı, hırsızlık suçunda kullananarak, “kiralamanın maksadı dışında kullanmak ve zamanında katılana teslim etmemek” suretiyle güveni kötüye kullandığı iddia edilen somut olayda, güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık …’un beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
3-… Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un ve … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 24.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.