Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/21060 E. 2015/14901 K. 06.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21060
KARAR NO : 2015/14901
KARAR TARİHİ : 06.10.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen kararın, Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre birlikte ikamet etmediği babasının adresinde muhtara tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, tebliğin usulüne uygun omadığı gözetilerek, sanık yönünden temyiz süresinin öğrenme tarihinde başlayacağı ve temyizin de süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hırsızlık eyleminin katılan işletmenin telle çevrili alanında gerçekleşmiş olmasına göre, sanığın eyleminin, TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde aynı yasanın 142/1-e maddesi ile hüküm kurulması sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesi gereğince, hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında verilebileceğinden, her ne kadar iddianamede; sanığın, suçun işlendiği sahanın çevre emniyetini sağlayan tel örgüyü 170 cm kadar keserek, aydınlatmayı engellemek amacıyla aydınlatma direğinin kablosunu da kestiği anlatılmış ise de, sanığın makaralara sarılı kablolara keserek zarar vermesine yönelik eylemi neneniyle cezalandırılmasının talep edildiği, mahkmenin de zarar verme suçundan hüküm kurarken sanığın bu eylemini esas aldığının anlaşılması karşısında, sanığın “sahanın çevre emniyetini sağlayan tel örgüyü 170 cm kadar keserek, aydınlatmayı engellemek amacıyla aydınlatma direğinin kablosunu kesme” eylemine ilişkin olarak gereğinin takdir ve ifası için Cumhuriyet Başsavcılığı’na mahallinde suç duyurusunda bulunulması olanaklı görülmüştür.
Katılan … İşletmeleri’nin özel hukuk tüzel kişisi olması sebebiyle tebliğnamedeki (3) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
1-TCK’nın 116/2. maddesi ile kişilerin mesleki faaliyetleri ve meslek icra alanlarının güvence altına alındığı, işyeri kavramının, işin yapıldığı konut dışındaki yerleri ifade ettiği, katılan kurumun işyerinden bağımsız, ayrı bir yerde bulunduğu anlaşılan ve elektrik kablolarının sarılı bulunduğu makaraların korunması amacıyla kullanılan alandan işlenen hırsızlık suçunda, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Sanığın çaldığı suça konu makaralara sarılı kabloları çalmasının kesmek olduğu, buna göre kablolara yönelik eylemin bir bütün olarak hırsızlık suçunun konusu ile aynı olduğunun anlaşılması karşısında, mala zarar verme suçunun yasal unsurunun oluşmadığı gözetilmeden, sanığın “makaralardan gerek keserek çaldığı, gerekse kestikten sonra olay yerinde bıraktığı kablolara yönelik” mala zarar verme suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiilerinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğname kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 06.10.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.