Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/21926 E. 2015/9132 K. 14.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21926
KARAR NO : 2015/9132
KARAR TARİHİ : 14.05.2015

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Suça sürüklenen çocuk … hakında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 14/04/2011 tarihli 27905 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 2/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B-Suça sürüklenen çocuk … hakında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun 08.03.2013 tarihli talimat duruşmasındaki savunmasında … isimli şahsı tanımadığı, bu nedenle kimlik ve adres bilgilerini vermesinin mümkün olmadığına ilişkin beyanı karşısında tebliğnamede yer alan (3) numaralı bozma istemli düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dosya içerisinde bulunan … Devlet Hastanesinin 06.03.2012 tarihli sağlık kurulu raporunda suça sürüklenen çocuğun rapor tarihi itibariyle 18 yaşında olduğunun belirtildiği görülmekle suça sürüklenen çocuğun gerçek yaşı belirlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında temel ceza belirlenirken suça konu eşyaların değeri gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca alt sınırdan orantılı şekilde ayrılmak gerekirken, yazılı şekilde alt sınırdan uygulama yapılması,
3-Müştekilerden …’ın olaydan 13 gün sonra kolluğa müracaat ederek hırsızlık olayını haricen araştırdığı ve hırsızlığı sanığın yaptığını öğrendiği, sanıkla yaptığı harici görüşmede sanığın suçu itiraf ettiği ve işyerinden çalınan eşyaları kendisine teslim ettiği, sadece 10 adet 1400 devir motorun kendisine iade edilmediğine ilişkin beyanı doğrultusunda kısmi iade söz konusu olduğundan, müştekilere kısmi iade nedeniyle ceza indirimine muvafakat edip etmedikleri sorularak, sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki beyanlarında atılı suçlamayı kabul etmemesi, diğer suç ortaklarının tespit edilememesi ve olaya ilişkin görgü tanığının bulunmaması nedeniyle işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan hüküm kurulurken müştekinin soyut ifadesine dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK.’nın 119/1-c maddesinden arttırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 14.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.