YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22124
KARAR NO : 2015/6760
KARAR TARİHİ : 13.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) İnşaat alanından inşaat demirlerinin çalınması eyleminin TCK’nın 142/1-e maddesi kapsamında olduğu gözetilmeden aynı Kanunun 141/1. maddesi ile uygulama yapılması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2-) 28.10.2011 tarihli tutanak içeriğinden sanığın şüphe üzerine ring görevi ifa eden polis görevlilerince tesadüfen yakalandığının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunun tamamlanmış olduğu gözetilmeden teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
3-) Müşteki beyanı ve yakalama tutanağı içeriğinden sabit olduğu üzere suçun saat 05.45 sularında işlenmiş olduğu, yaz saati uygulamasının geçerli olduğu suç tarihinde gece sayılan zaman diliminin saat 06.28 itibariyle bittiği, bu nedenle suçun gece sayılan zaman dilimi içinde işlenmiş olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK’nın 143/1. maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-) 5237 sayılı TCK’nın 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, cezanın temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının TCK’nın 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, “…daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” görüşünün, TCK’nın 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır.
TCK’nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hakim indirim oranını TCK’nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.
Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır.
TCK’nın 145. maddesinin uygulanmasında hakime takdir hakkı tanınmış olup, hakim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır.
Somut olayda ise; sanığın, inşaat alanından 50 TL değerinde inşaat demiri çaldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında, suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle TCK’nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5-) Sanığın yakalandığında suça konu eşyayı çaldığı yeri söylemek suretiyle iadesini sağladığının anlaşılması karşısında sanık hakkında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA,1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına 13.04.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.