YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22461
KARAR NO : 2014/24448
KARAR TARİHİ : 14.07.2014
Tebliğname No : KYB – 2014/149165
Kaçak olarak kablolu televizyon kullanmak suretiyle hırsızlık suçundan sanık H.. E..’nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 49 l/ilk ve 522/1, maddeleri gereğince 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. Maddesi gereğince hapis cezasının 300.000 Türk lira ağır para cezasına çevrilmesine ve aynı Kanun’un 6. maddesi uyarınca teciline dair Şişli 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 12/03/1996 tarihli ve 1996/90 esas, 1996/155 sayılı kararını müteakiben hükümlünün 13/08/2013 tarihli dilekçesi ile yaptığı sabıka ve arşiv kaydının silinmesi talebi üzerine, anılan ilâmın adlî sicil arşiv kaydından silinmesine ilişkin, İstanbul 16. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/11/2013 tarihli, 1990/90 esas, 1996/155 sayılı kararma İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından vaki itirazın reddine dair İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2014 tarihli 2014/17 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 15.04.2014 gün ve 2014/7507/26227 sayılı kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2014 tarih ve 2014/1449165 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre: hükümden sonra 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesindeki “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.” hükmü göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi uyarınca lehe yasal düzenlemelerin ilgili hakkında uygulanıp uygulanmayacağı hususundaki değerlendirmenin mahkumiyet kararı veren mahkeme tarafından yapılması gerektiğinin dikkate alınmamasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İncelenen dosya içeriğine göre kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde bulunduğundan, İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14.02.2014 günlü, 2014/17 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Müteakip işlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 14.07.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.