YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22582
KARAR NO : 2015/11066
KARAR TARİHİ : 16.06.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Müştekinin …hesabında bulunan parasının internet yoluyla hakkında mahkumiyet kararı verilen diğer sanık …’un… hesabına havale edildiği, sanık …’nun aşamalarda alınan savunmasında, sanık …’ın kızkardeşi …’un erkek arkadaşı olduğunu, sanık …’nın tanık…’dan bankamatik kartını istemesi üzerine …’nun kendisine telefon açarak kendilerine havale geleceğini söyleyip, bankamatik kartını ve şifresini istediğini, aynı gün evine gelen … ile sanık …’ya bankamatik kartları ile şifrelerini verdiğini, aradan birkaç gün geçtikten sonra bankamatik kartlarını istemesi üzerine sanık …’nın “başka şahısların hesaplarından senin hesabına internet üzerinden havale işlemleri yaptık, bankamatik kartını katbettiğine ilişkin müracaatta bulun” dediğini, müracaaatta bulunması için kendisini tehdit ettiğini, bunun üzerine sanık…’dan korktuğundan içerisisinde bankamatik kartlarının da bulunduğu cüzdanının çalındığına dair emniyete müracaat ettiğini, tanıklar… ve …’un da sanık…’nun savunmasını doğruladıklarının anlaşılması karşısında, sanık …’un beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Müştekinin…hesabında bulunan parasının internet yoluyla hakkında mahkumiyet kararı verilen diğer sanık …’un … hesabına havale edildiği, tanık beyanlarına göre, sanık …’ya ait banka kartını bulunduran ve sanığın şifresini bilen sanık …’ın olay günü saat 13:01’de müştekiye ait hesaptan müştekinin bilgisi ve rızası dışında yaptığı havale işleminin; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.11.2009 gün ve 193/268 sayılı kararında açıklandığı üzere 5237 sayılı TCK’nın 142/2-e maddesinde öngörülen “bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık” suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
3-Kabule göre de;
Bu dava sebebiyle yapılan toplamda 30 TL yargılama giderinden her bir sanığın sarfına neden olduğu 15 TL’nin 6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle sanıklara yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 16.06.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.