YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23216
KARAR NO : 2015/8359
KARAR TARİHİ : 05.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-271 sayılı CMK’nın 231/5. madde ve fıkrasının son cümlesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmayacağını ifade ettiği, 7. fıkrasında açıklanması geri bırakılan hükümde, mahkûm olunan hapis cezasının ertelenemeyeceği ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceği, 11. fıkrasında da denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde, duruşma açılarak hükmün açıklanması gerektiği gözetilmeyerek sanık hakkında dosya üzerinden karar verilmesi,
2-Açıklanan hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler, hükme esas alınan ve reddedilen deliller, sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesinin gösterilmesinin gerekmesine rağmen, 5271 sayılı CMK’nın 223/1. maddesindeki ‘Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.’ ve 231/1. maddesindeki ‘Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.’ şeklindeki düzenlemeler, Anayasanın ‘hak arama hürriyeti’ başlığı ile düzenlenen 36. maddesindeki ‘herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.’ hükmü ve taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesindeki ‘adil yargılama’ ilkesi karşısında; hükmün açıklanmasına karar verilebilmesi için öncelikle ceza yargılamasının ‘vasıtasızlık’, ‘aleniyetlik’ ve ‘sözlülük’ ilkeleri gereği duruşma açılarak, sanığın, hakkında yapılan yargılamadan haberdar edilmesi gerektiği gözetilmeden Anayasanın 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. ile 230. maddelerine aykırı davranılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 05.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.