YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23810
KARAR NO : 2015/9399
KARAR TARİHİ : 25.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Mağdura ait aracın kapısını zorlayarak açıp düz kontak yapmak suretiyle çalınması eyleminin 5237 sayılı Yasanın TCK’nın 142/1-b maddesinde belirtilen suçu oluşturduğu gözetilmeksizin aynı Yasanın 142/1-e maddesinden hüküm kurulması sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
18.09.2012 tarihli olay yeri inceleme tutanağı içeriğine göre; sanıkların eşgal ve kullandıkları araç bilgilerinin kolluğa bildirilmesi üzerine sanıkların kullandıkları araçla birlikte olay mahallinden uzakta başka bir sokak üzerinde araştırma sonucunda kesintisiz takip olmaksızın yakalandıkları anlaşılmakla suçun tamamlanmış olmasına karşın teşebbüs hükümlerinin uygulanması karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi uyarınca, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hüküm fıkralarında TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılarak, yerine ”53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanıklar … ve … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Hırsızlık suçunun konusunu çalınmak istenen otomobilin kendisi oluşturması durumunda, malın çalınması sırasında otomobile verilen zarardan dolayı, ayrıca mala zarar verme suçunun unsurlarının oluşmaması nedeniyle bu suçtan ceza verilemeyeceği, bu nedenle sanıkların otomobili çalmak amacıyla direksiyon muhafaza kutusunu kırmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin suç oluşturmayacağı ve beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hükümlülük kararı verilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi uyarınca, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 25.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.