Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/24710 E. 2015/12113 K. 30.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/24710
KARAR NO : 2015/12113
KARAR TARİHİ : 30.06.2015

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Müştekinin beyanına göre, otomobilin 07.03.2012 tarihinde kapıları kilitlenerek park edildiği yerden çalındıktan sonra, 13.03.2012 tarihinde otomobilin kapılarının açık ve terk edilmiş olarak bulunduğu, aynı tarihli görgü tespit tutanağına göre düz kontak yapılmadığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuklarının eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu halde, 142/1-e maddesiyle uygulama yapılması sonuç cezayı değiştirmediğinden ve suça sürüklenen çocukların otomobili çaldıktan sonra araç içindeki altı adet hemşire forması ile oto teybini çaldıktan sonra terk ettiklerinden uygulanma şartları bulunmayan aynı Kanun’un 146. maddesi ile cezalarından indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
B- Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müştekinin beyanına göre, otomobilin 07.03.2012 tarihinde kapıları kilitlenerek park edildiği yerden çalındıktan sonra, 13.03.2012 tarihinde otomobilin kapılarının açık ve terk edilmiş olarak bulunduğu, aynı tarihli görgü tespit tutanağına göre düz kontak yapılmadığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuklarının eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm verilmesi,
2- Suça sürüklenen çocukların, otomobili çaldıktan sonra araç içindeki altı adet hemşire forması ile oto teybini çaldıktan sonra terk ettiklerinden, uygulanma şartları bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 146. maddesi ile cezalarından indirim yapılması
3- 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesinde yer alan cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçütler esas alınarak, aynı Kanun’un 3. maddesindeki “eylemin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi” ilkesi çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek bir değerlendirme yapılıp, aynı durumda olan suça sürüklenen çocuklara aynı takdir hakkının kullanılması suretiyle eşit davranılarak bir belirleme yapılması gerekirken, suça sürüklenen çocuklar … ve… hakkında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suça sürüklenen çocukların kastı, amaç ve saiki ile haklarında aynı nitelikteki suçlardan bir çok soruşturma bulunması dikkate alınarak üst sınırdan temel ceza belirlenerek ve 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanması sırasında suça sürüklenen çocuk … hakkında uygulanan oranın üzerinde 1/5 artırım yapılmak suretiyle, adalet, eşitlik ve hakkaniyet ölçülerine aykırı biçimde fazla cezaya hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 30.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.