Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/2582 E. 2014/26614 K. 24.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2582
KARAR NO : 2014/26614
KARAR TARİHİ : 24.09.2014

Tebliğname No : 2 – 2012/258731
MAHKEMESİ : Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/09/2012
NUMARASI : 2010/809 (E) ve 2011/317 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-5271 sayılı CMK’nın 231/5. madde ve fıkrasının son cümlesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmayacağını ifade ettiği, 7. fıkrasında açıklanması geri bırakılan hükümde, mahkûm olunan hapis cezasının ertelenemeyeceği ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceği, 11. fıkrasında da denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde duruşma açılarak hükmün açıklanması gerektiği gözetilmeyerek sanık hakkında dosya üzerinden karar verilmesi,
2-Hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler, hükme esas alınan ve reddedilen deliller, sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesinin gösterilmesinin gerekmesine rağmen, 5271 sayılı CMK’nın 230. maddesine aykırı olarak, belirtilen hususlara yer verilmeyerek yazılı şekilde hüküm verilmesi,
3-Sanığın binadaki dairelere girmeden, binanın açık kapısından bodrum katındaki aralarında müştekinin de bulunduğu oturanlara ait ve depo olarak kullanılan 24 ayrı odunluk-kömürlüklere girme eyleminin tek konut dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturduğu gözetilerek, dosya içindeki belgelere göre yargılamaya intikal eden ve başka müştekilere yönelik konut dokunulmazlığını ihlal suçundan dava açılıp açılmadığı, ceza verilip verilmediği belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin düşünülmemesi,
4-Kasten işlemiş olduğu suçlardan dolayı hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yalnızca, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık E.. D..’un temyiz talebi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.