Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/26937 E. 2015/12124 K. 30.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/26937
KARAR NO : 2015/12124
KARAR TARİHİ : 30.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, suç eşyasının satın alınması ya da kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuklar …ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Türk …’ye ait yer altı kabloları 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a maddesi kapsamında kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya niteliğinde olduğundan, suça sürüklenen çocukların eyleminin TCK’nın 142/1-a maddesine uyduğu gözetilmeyerek suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümde aynı kanun’un 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılan Kurum lehine hükmedilen avukatlık ücretinin her bir suça sürüklenen çocuğun sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuklardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
2-5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocukların savunmalarını yapmaları için zorunlu müdafi görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiiye ödenen ücretin, suça sürüklenen çocuklara, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafiilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “müştereken ve müteselsilen” ibarelerinin çıkarılmasına ve yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin kısmın çıkarılarak yerine, “Tebligat gideri 77,00 TL, posta gideri 1,50 TL ve bilirkişi ücreti 150,00 TL olmak üzere toplam 228,50 TL’nin sanık ve suça sürüklenen çocuklardan tahsili ile hazineye irat.
kaydına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk… ve sanık … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk ve sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Türk …’ye ait yer altı kabloları 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a maddesi kapsamında kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya niteliğinde olduğundan, suça sürüklenen çocukların eyleminin TCK’nın 142/1-a maddesine uyduğu gözetilmeyerek suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümde aynı kanun’un 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması,
2-Suça sürüklenen çocuk …’ın karar celsesinde 18 yaşını doldurmadığı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafii bulundurulmadan hüküm kurulması suretiyle anılan yasanın 188/1. ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması,
3-Sanık … hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesinde yer alan ölçütler ile aynı Yasanın 3. maddesinde yer alan “eylemin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi” ilkesi çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, soyut değerlendirmeler ve maddedeki ibarelerin tekrarlanması ile yetinilerek hakkaniyete aykırı biçimde alt sınırdan önemli ölçüde uzaklaşılarak 600 gün karşılığı adli para cezasına hükmedilmesi,
4-5237 Sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasında yer alan ve koşullu salıverme tarihine kadar süren hak yoksunluğunun sadece sanığın “kendi altsoyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından olduğunun gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
5-Katılan Kurum lehine hükmedilen avukatlık ücretinin suça sürüklenen çocuk … ve sanık …’a sebep oldukları tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuktan ve sanıktan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
6-5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuk …’ın savunmasını yapması için zorunlu müdafi görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiiye ödenen ücretin, suça sürüklenen çocuğa, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafii ile sanık …’ın temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 30.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.