Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/2797 E. 2014/26615 K. 24.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2797
KARAR NO : 2014/26615
KARAR TARİHİ : 24.09.2014

Tebliğname No : 2 – 2012/290822
MAHKEMESİ : Erzurum Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/11/2012
NUMARASI : 2012/294 (E) ve 2012/509 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Suç tarihi itibarıyle yürürlükte olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5560 sayılı Kanunla mülga 23/5. maddesine göre, denetimli serbestlik süresi içinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı hapis cezasına mahkum olmadığı takdirde davanın düşmesine karar verileceği ve 23/6 madde fıkrasına göre de, işlediği hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç nedeniyle mahkum olması halinde mahkemenin geri bıraktığı hükmü açıklayacağının düzenlenmesi karşısında; hükmün açıklanmasına neden olan Erzurum 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 31/05/2012 tarih ve2012/304 Esas, 2012/588 Karar sayılı ilamı ile görevli memura hakaret suçundan verilen 10 ay hapis cezasının neticeten ceza süresi kadar TCK’nın 50/1-d maddesi uyarınca kahvehane ve alkollü veya alkolsüz eğlence türü olan bar-cafe vb yerlere gitmekten yasaklanması tedbirine çevrilmesine ilişkin ilam nedeniyle, yukarıda bahsedilen yasal düzenlemeler gözetilerek hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceğinin düşünülmemesi,
2- Kabule göre de;
a- Suç tarihi itibarıyle suça sürüklenen çocuğa atılı suçun ÇKK’nın 24. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, hırsızlık eyleminin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle suça konu malzemelerin suça sürüklenen çocuk ve yanındakilerden elde edilerek müştekiye iade edilmiş olması ve müştekinin müdürü olduğu mağazanın herhangi bir zararının bulunmadığı gözetilerek, müştekinin herhangi bir talep olmaksızın uzlaşmayı kabul etmesi ve suça sürüklenen çocuğun da uzlaşmayı kabul ettiğinin anlaşılması karşısında, 5395 sayılı ÇKK’nın 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri gereğince düşme kararı verilmesi gerekirken uzlaşmayı sağlamakla görevlendirilen Avukatın anlaşma sağlanamadığından bahisle tutanağına dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesine göre, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceği hususu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde, para cezası ödenmediği takdirde hapis cezasına çevrileceği denilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
c- Yargılama gideri olarak hesaplanan 7.00 TL’nin, CMK’nın 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanunun 100. maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20 TL’nin altında kaldığının anlaşılması karşısında, hazineye yükletilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk E.. Z..’ın temyiz talebi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.