Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/28070 E. 2015/14818 K. 06.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/28070
KARAR NO : 2015/14818
KARAR TARİHİ : 06.10.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi gereğince, suçun işlemesindeki özellikler, suça sürüklenen çocuk …’nın daha önceden işlediği benzer suçlar nedeniyle kesinleşen ve halen devam eden çok sayıda dava dosyasının bulunmasının suça sürüklenen çocuğun kast ve amacının yoğunluğunu gösterdiği gerekçeleri ile temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak takdiri yoluna gidilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığından; TCK’nın 50/2. maddesinde, yasal tanımında hapis cezası ile adli para cezası seçenek olarak öngörülen hallerde, hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği belirtilmiş ise de; Yargıtay CGK’nın Dairemizce de benimsenen 11.02.2014 günlü, 2012/1528 esas ve 2014/62 sayılı kararında belirtildiği üzere, 65 yaşını bitirenler (ya da 18 yaşından küçük olanlar) hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50/1-3. maddesi uyarınca adli para cezasına (ya da diğer seçenek yaptırımlardan birine) çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun anlaşılması karşısında, TCK’nın 50/3. maddesi gereğince, suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmedikleri sabit olan suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının aynı Kanunun 50/1. maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, yasal tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerde, suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen kısa süreli hapis cezalarının, TCK’nın 50/2. maddesi gereğince artık adli para cezasına çevrilemeyeceğinden bahisle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-UYAP kaydından başka suçtan tutuklu bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk …’nın tutuklu bulunduğu cezaevi araştırılıp, hükmün açıklandığı 03/05/2013 tarihli son oturumda hazır bulundurulup bulundurulmayacağı belirlenmeden hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Suç tarihinde 12-15 yaş gurubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesine göre sosyal incelenme raporu alınmadan ve bu konuda herhangi bir gerekçe de gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Suça sürüklenen çocuklar … ve …’in suç tarihinde sabıkasız oluşları, müştekinin zararının hırsızlık ve mala zarar verme suçlarına ilişkin olması, işyeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden ise giderilebilir somut bir zararın söz konusu olmaması karşısında; suça sürüklenen çocuklar hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerde CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar …, … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 06.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.