Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/28690 E. 2015/16018 K. 20.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/28690
KARAR NO : 2015/16018
KARAR TARİHİ : 20.10.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Mala zarar vermek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi ile uygulama yapılırken, hapis cezasının “2 ay 6 gün” yerine “2 ay 7 gün” olarak belirlenmiş ise de, aynı Kanun’un 50/1-c maddesi ile yapılan uygulama ile cezanın bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme seçenek tedbirine çevrilmesi nedeniyle bu noksanlık sonuca etkili görülmemiş, yerinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 50/1-c maddesi gereğince “bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme” seçenek yaptırımına çevrilirken, seçenek yaptırımın uygulanma süresinin açıkça belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, infazda duraksamaya neden olacak şekilde sürenin “en az 2 yıl” olarak öngörülmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi gereğince yaş küçüklüğü nedeniyle kısa süreli hapis cezasının seçenek tedbire çevrilmesi durumunda, seçenek tedbiri yerine getirmeyen suça sürüklenen çocuk hakkında, 5275 sayılı CGTİHK’nın 106/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezasının kısmen ya da tamamen çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,  
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/1-c maddesinde öngörülen seçenek tedbire çevrilmesine ilişkin bölümünde yer alan “en az” ifadesinin ve seçenek yaptırımın gereklerine uyulmaması halinde hapis cezasının kısmen veya tamamen infazına karar verileceğine ilişkin bölümünün çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müştekiye ait işyerinin içerisinden musluk, kablo ve metal lamba çerçevelerini söküp poşet içinde işyerinin kapısının önüne bırakan suça sürüklenen çocuk ve suç ortaklarının tanık … tarafından görülmesi üzerine poşeti bulunduğu yerden alamadan kaçtıklarının ve tekrar almaya geldiklerinde ise suça sürüklenen çocuğun yakalandığının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü gerekirken, yazılı şekilde tamamlanmış suçtan hüküm kurulması,
2- Suç tarihinde güneşin saat 19.42’de batıp 06.56’da doğduğunun, tanık Şenol’un suçun saat 17.00-18.00 arasında işlendiğini beyan ettiğinin ve bar olarak faaliyet yürüten işyerinden hırsızlığa teşebbüs edildiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun eyleminin gündüzleyin bina içinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlığa teşebbüs ve 5237 sayılı TCK’nın 116/2. ve 119/1-c maddelerine uyan birden fazla kişi ile birlikte gündüzleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 143/1 ve 116/1-4 maddeleri ile uygulama yapılarak, sonuçta fazla cezaya hükmedilmesi,
3- Hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası sonucu 1 yıl 6 ay 20 gün yerine, 1 yıl 9 ay ve aynı Kanun’un 62. maddesinin uygulanması sırasında da 1 yıl 3 ay 16 gün yerine 1 yıl 6 ay 15 gün hapis cezası verilmesi suretiyle, suça sürüklenen çocuğa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.